Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada dosya üzerinde yapılan incelemeler sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeler gereği mevcut ticari ilişki neticesinde davalı yanın sözleşmeye ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'lik maddi zararın ve 100.000,00 TL'lik manevi zararın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalı tarafın müvekkilinin zararını giderecek miktarda mal varlığına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirket aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap...
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/185 KARAR NO : 2019/145 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/04/2019 KARAR TARİHİ : 26/04/2019
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada dosya üzerinde yapılan incelemeler sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeler gereği mevcut ticari ilişki neticesinde davalı yanın sözleşmeye ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'lik maddi zararın ve 100.000,00 TL'lik manevi zararın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalı tarafın müvekkilinin zararını giderecek miktarda mal varlığına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirket aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmenin haklı nedenle feshine dayanak gösterdiği afaki ve esasen gerçek dışı gerekçenin hukuken ve fiilen geçerli olmadığını, haklı feshin müvekkili şirketin davalı şirketten olan güncel alacağını talep hakkını ortadan kaldırmadığını, davacı şirketin zarar iddialarının müvekkili şirketle illiyet bağının olmadığını ve müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. Dava, mahkememiz 2018/1279 esas sayılı dosyasındaki davaya, karşı dava olarak 12/02/2019 tarihinde açılmış mahkemece karşı davanın tefrikine karar verilerek mahkememiz esasına kaydedilmiştir. HMK'nun 115/1. Maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir" hükmü amirdir. 19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı kanunun 20. Maddesiyle 6102 sayılı TTK 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesinde; dava şartı olarak arabuluculuk getirildiği, söz konusu düzenleme ile " Bu kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü amirdir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A/2 maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını...