Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/639 · K. 2020/236
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/639 K. 2020/236

E. 2018/639K. 2020/23626 Şubat 2020
tazminatiadeitirazın iptaliicra inkar tazminatıicra takibiiptal davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : İtirazın İptali (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2018 KARAR TARİHİ : 11/03/2020 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin işleteceği kafeteryada kullanmak üzere davalı tarafın hak sahibi olduğu markayı franchise sözleşmesi ile satın alma hususunda anlaştıklarını, yapılan ödemelere rağmen franchise sözleşmesi kurulamadığını ve yürürlüğe girmediğini, bu nedenle davalı tarafa ödenen paranın iadesi için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali ile asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Ancak davalı borçlu vekili takibe süresinde itirazında takibe, ana para, faizlerine ve fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/529 KARAR NO : 2020/306 DAVA : İtirazın İptali (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/06/2018 KARAR TARİHİ : 11/03/2020

Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin işleteceği kafeteryada kullanmak üzere davalı tarafın hak sahibi olduğu markayı franchise sözleşmesi ile satın alma hususunda anlaştıklarını, yapılan ödemelere rağmen franchise sözleşmesi kurulamadığını ve yürürlüğe girmediğini, bu nedenle davalı tarafa ödenen paranın iadesi için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali ile asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalının dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Ancak davalı borçlu vekili takibe süresinde itirazında takibe, ana para, faizlerine ve fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, franchise sözleşmesi kapsamında ön ödeme olarak davalıya ödenen paranın, sözleşmenin uygulanmaması ve yürürlüğe girmemesi nedeniyle iadesi için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Sunulan belgelerden ve celp olunan banka hesap hareketlerinden; davacı tarafından banka havalesi kanalıyla 06/02/2017 tarihinde 2.000,00 TL, 10/02/2017 tarihinde ise 13.000,00 TL olmak üzere toplamda 15.000 TL davalıya gönderildiği görülmektedir. Dekontun açıklama kısımlarında, açık bir şekilde francahise projesi nedeniyle gönderildiği belirtilmektedir. Buna göre dava konusu havalelerin kapora amaçlı olarak davacı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gönderilen bu para TBK'nın 177. maddesi uyarınca pey akçesi niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır. Pey akçesi verilmesi halinde asıl olan akdin vukuna delil olarak verilmiş olması olup, açıkça cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kapora, pey akçesi gibi verilen paralar cayma tazminatı olarak kabul edilmez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/165 Esas, 2017/4720 Karar sayılı, 08/06/2017 tarihli emsal içtihadı) Bir başka söyleyişle somut uyuşmazlıkta, davalının hesabına yatırılan paranın kural olarak pey akçesi olduğu, cayma akçesi olarak verildiğinin davalı tarafından ispata muhtaç olduğu aşikardır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/23841 Esas, 2019/6082 Karar sayılı, 13/05/2019 tarihli emsal içtihadı) Davacının ödediği paranın cayma tazminatı olarak kendisine ödendiği, davalı tarafından HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlanabilmiş değildir. Öte yandan, sözleşmenin uygulandığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davalıya gönderilen toplam 15.000,00 TL'nin hukuksal temeli kalmadığından iadesi gerekir. Asıl alacak tutarının kabulü gerekmekle birlikte, takip tarihinden evvel paranın iadesine ilişkin temerrüt ihtarnamesi olmadığından takip öncesi işlemiş faiz isteminin ise reddine karar vermek gerekmişti...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13

II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 19

III. Kişi hürriyeti ve güvenliği

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 1

(Değişik: 2/7/2012-6352/1 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/529 · K. 2020/306

11 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/960 · K. 2020/281

9 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/838 · K. 2020/303

11 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/718 · K. 2020/122

11 Şubat 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/1236 · K. 2020/271

22 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/532 · K. 2020/257

11 Mart 2020