Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/245 · K. 2020/252
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/245 K. 2020/252

E. 2020/245K. 2020/2524 Haziran 2020
genel kurul olağanüstü toplantısıidari işlem
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Olağanüstü Genel Kurul toplantısına çağrıya izin DAVA TARİHİ : 17/05/2020 KARAR TARİHİ : 04/06/2020 Mahkememizde görülmekte Olağanüstü Genel Kurul toplantısına çağrıya izin davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunmuş olduğu 17/05/2020 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin ecza deposu yönetimi ile ilaç tedariki ve dağıtım faaliyetleriyle iştigal eden bir ticari şirket olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette hem azlık pay sahibi hem de davalı şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekili olmak üzere toplam 2 üyeden oluştuğunu, her iki üyenin de 28/05/2019 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, ancak davanın açıldığı tarihe kadar her seferinde TTK madde 390/1 hüküm fıkrasında öngörülmüş toplantı yeter sayısının...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/245 Esas KARAR NO : 2020/252

DAVA : Olağanüstü Genel Kurul toplantısına çağrıya izin DAVA TARİHİ : 17/05/2020 KARAR TARİHİ : 04/06/2020

Mahkememizde görülmekte Olağanüstü Genel Kurul toplantısına çağrıya izin davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunmuş olduğu 17/05/2020 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin ecza deposu yönetimi ile ilaç tedariki ve dağıtım faaliyetleriyle iştigal eden bir ticari şirket olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette hem azlık pay sahibi hem de davalı şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekili olmak üzere toplam 2 üyeden oluştuğunu, her iki üyenin de 28/05/2019 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, ancak davanın açıldığı tarihe kadar her seferinde TTK madde 390/1 hüküm fıkrasında öngörülmüş toplantı yeter sayısının oluşmaması dolayısıyla bir kez dahi toplanamadığını, iki üyenin olumlu oylarıyla alınabilmiş tek bir yönetim kurulu kararının olmadığını, kamuya ve de toplam 600 civarında eczane ve sağlık kuruluşuna ilaç ve sağlık ürünü temin edine davalı şirketin kendisinin de 2020 Mart ve Nisan aylarında Sağlık Bakanlığının COVİD-19 ile mücadele kapsamında yürürlüğe koyduğu genel idari işlem ve talimatlar ile fiziki stok denetimleri ve teftişlerine konu olduğunu, müvekkilinin, münferit temsil yetkisi ile izah olunan süreçleri davalı şirketin 90'a yakın personeliyle birlikte belirli bir noktaya kadar yürütmeye çalıştığını, ancak Sağlık Bakanlığının genel idari işlem ve talimatları doğrultusunda ivedi olarak alınması gerekli tedbir ve önlemlerin şirket yönetim kurulu tarafından kurul olarak müzakere edilmesi ve karara alınması gerektiğini, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olarak üst üste yönetim kurulu toplantı çağrıları yapmış olmasına karşın her seferinde mevcut toplantı nisabının oluşmadığını, TTK.nun 410 ve 412 hükmünün tüm şartlarının gerçekleştiğini bildirerek; davanın kabulü ile, TTK.nun 410 ve 412 maddeleri uyarınca davalı şirketin genel kurulunun olağanüstü usulde toplantıya çağrılmasına izin verilmesine, gerekli görüldüğü taktirde mevzuata uygun usulde genel kurul çağrı kararının yapılması amacıyla bir kayyım görevlendirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili 02/06/2020 tarihli dilekçesinde; yönetim kurulunun toplanamaması ve karar alamaması karşısında davalı şirket genel kurulunun olağanüstü toplanarak mevcut yönetim kuruluyla devam etmeyi ya da yeni bir yönetim kurulunu göreve getirmeyi karara bağlanmasının şirketin menfaatine hizmet edeceği kanaatine varıldığından davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. Davanın kabulü; HMK.'nun 308. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı, dolayısıyla davayı sona erdiren ve kesin bir mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran taraf işlemidir. Davalının da...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 390

1. Kararlar

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/194 · K. 2020/256

12 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/257 · K. 2020/177

2 Haziran 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/251 · K. 2020/496

5 Kasım 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/207 · K. 2020/612

22 Ekim 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/26 · K. 2020/123

2 Mart 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/355 · K. 2020/673

24 Aralık 2020