Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ... İlçesi 6580 ada 31 parselde kayıtlı arsa üzerine yapılacak olan ... adlı projenin yüklenicisi olduğunu, davacının adı geçen projeden davalı ile sözleşme yaparak dair satın alan tüketici olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin üzerinden 1 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen henüz inşaata hiç başlanmadığını, söz konusu arsanın halen boş vaziyette olduğunu, üzerinde bu güne kadar hiç bir çalışma yapılmadığını, bu durumda satışa konu dairelerin süresinde teslim edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi niteliğindeki sözleşmenin şekil şartına aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının satış bedeline mahsuben şimdiye kadar davalı şirkete 95000 TL...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/630 Esas KARAR NO : 2020/388
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 05/11/2019 KARAR TARİHİ : 28/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ... İlçesi 6580 ada 31 parselde kayıtlı arsa üzerine yapılacak olan ... adlı projenin yüklenicisi olduğunu, davacının adı geçen projeden davalı ile sözleşme yaparak dair satın alan tüketici olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin üzerinden 1 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen henüz inşaata hiç başlanmadığını, söz konusu arsanın halen boş vaziyette olduğunu, üzerinde bu güne kadar hiç bir çalışma yapılmadığını, bu durumda satışa konu dairelerin süresinde teslim edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi niteliğindeki sözleşmenin şekil şartına aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının satış bedeline mahsuben şimdiye kadar davalı şirkete 95000 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin borca batık vaziyette olduğunu, davalı şirket yetkililerinin davacı gibi 500'den fazla kişiye hayali projeler üzerinden sözleşmelerle daireler satıp topladıkları 150.000.000 TL civarında parayla ortadan kaybolduğunu, davacının kambiyo senedine bağlanan bakiye satış bedelleriyle ilgili olarak davalı şirket aleyhine menfi tespit davası açtığını, senetlerin ödenmemesi yönünde teminatsız tedbir kararı verildiğini, 95.000,00 TL'nin davacıya iadesi gerektiğini, bu amaçla davalı şirket aleyhine iflas yoluyla takipte bulunduklarını, davalı şirket borcu olduğu halde takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, bu nedenle yargılama sonunda borçlu şirketin icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile borçlu şirketin iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın duruşmalara iştirak etmediği ve cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Davacı vekiline duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 30/01/2020 tarihli duruşmaya iştirak etmediği ve herhangi bir mazeret göndermediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 150. Maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosya kapsamından davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 30/01/2020 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini ...