Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait fabrikada bulunan bir dönem kiracısı olan dava dışı .... A.Ş.'ne ait makineler üzerinde de davalı bankanın ticari işletme rehninin bulunduğu, davalı bankanın müvekkili şirket fabrikasını haksız olarak işgal ettiğini, müvekkilinin kira kaybı yaşadığını, bunun üzerine ecr-i misil alacağının tahsili amacıyla davalı banka aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin yöneltileceği tarafı ... olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini; dava...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/653 Esas KARAR NO:2020/587
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:06/12/2019 KARAR TARİHİ:15/10/2020
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait fabrikada bulunan bir dönem kiracısı olan dava dışı .... A.Ş.'ne ait makineler üzerinde de davalı bankanın ticari işletme rehninin bulunduğu, davalı bankanın müvekkili şirket fabrikasını haksız olarak işgal ettiğini, müvekkilinin kira kaybı yaşadığını, bunun üzerine ecr-i misil alacağının tahsili amacıyla davalı banka aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin yöneltileceği tarafı ... olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini; dava dışı kiracıdan alacağın tahsil edilememesi nedeniyle müvekkiline dava yöneltilemeyeceğini, taşınır malların müvekkilinin zilyedi olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Dava; ecr-i misil alacağının tahsili için davalı banka aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada davacı taraf, kendisine ait taşınmazda kiracı bulunan dava dışı şirkete ait mallar üzerinde davalı bankanın ticari işletme rehninin bulunması nedeniyle tahliyesinin yapılamadığını ve bu nedenle haksız işgalden kaynaklı kira zararına uğradıklarını ileri sürerek ecr-i misil alacağının tahsilini istemiştir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKde ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ...