Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun davalı şirketten alacaklı olduğunu, ancak diğer davalı ...'un da davalı şirketin ortağı olmasına rağmen resmiyette görünmediğini belirterek davalı ...'ın davalı şirketin ikinci ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya yazılı cevap verilmemiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, vergi tekniği raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, gizli ortaklık ve organik bağ bulunduğu hususunun tespitine ilişkindir. Davacı vekilinin tedbir talebi,davanın tesbit davası olması ve eda hükmü içermemesi nedeniyle,eda davasının sonucunu temin edecek şekildeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte...
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/710 Esas - 2021/216 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/710 KARAR NO : 2021/216
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : ... DENETİM GRUP MÜDÜRLÜĞÜ - VEKİLİ : Av. N DAVALILAR : 1- 2- ... KAPLAMA SAN. TİC. A.Ş - DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 13/11/2020 KARAR TARİHİ : 10/03/2021 YAZIM TARİHİ : 25/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun davalı şirketten alacaklı olduğunu, ancak diğer davalı ...'un da davalı şirketin ortağı olmasına rağmen resmiyette görünmediğini belirterek davalı ...'ın davalı şirketin ikinci ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya yazılı cevap verilmemiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, vergi tekniği raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, gizli ortaklık ve organik bağ bulunduğu hususunun tespitine ilişkindir. Davacı vekilinin tedbir talebi,davanın tesbit davası olması ve eda hükmü içermemesi nedeniyle,eda davasının sonucunu temin edecek şekildeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır ve eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz koşulları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerdeki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması bakımından, kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası güncel bir yarar var ise açılabilir. Tespit davasının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabilir ve hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespitinde davacının güncel bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup; mahkemece, kendiliğinden gözönünde tutulur. Dava, hakkın ihlali nedeniyle mahkemeden hukuki korunma istemidir. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki korunmada (davada), zorunluluk olmalıdır. Tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. Îdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Eda davası ile aynı zamanda davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin var olduğunun tespiti de hüküm altına alınır ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. O halde eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz. Tespit davalarında ise; hukuki ilişkinin varlığının, hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlı...