Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilden temsilcisi aracılığıyla istendiği an geri çekilebileceği garantisi ile teslim ve hisse senetleri karşılığında 48.000,00 DM tahsilat yaptığını, müvekkilin parasını defalarca istemesine rağmen davalının sürekli sözlü olarak ötelediğini, huzurdaki davanın açılış sebebinin bu olduğunu, davalının yurtdışında bulunan binlerce kişinin milli ve dini duygularını sömürerek yürürlükte bulunan yasalara aykırı bir şekilde adeta bir banka gibi para topladığını, toplanan paraları şirketin resmi kayıtlarına almadığını, gizli bankacılık faaliyetleri yaptığını, para toplanan kişiler paralarını geri istediklerinde ise şirket tüzel kişiliği perdesine sığınarak şirkete ortak olduklarını savunduğunu, böylece dürüstlük kuralının ihlal edildiğini, davalıya...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/934 Esas KARAR NO : 2020/1091
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2020 KARAR TARİHİ : 29/12/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilden temsilcisi aracılığıyla istendiği an geri çekilebileceği garantisi ile teslim ve hisse senetleri karşılığında 48.000,00 DM tahsilat yaptığını, müvekkilin parasını defalarca istemesine rağmen davalının sürekli sözlü olarak ötelediğini, huzurdaki davanın açılış sebebinin bu olduğunu, davalının yurtdışında bulunan binlerce kişinin milli ve dini duygularını sömürerek yürürlükte bulunan yasalara aykırı bir şekilde adeta bir banka gibi para topladığını, toplanan paraları şirketin resmi kayıtlarına almadığını, gizli bankacılık faaliyetleri yaptığını, para toplanan kişiler paralarını geri istediklerinde ise şirket tüzel kişiliği perdesine sığınarak şirkete ortak olduklarını savunduğunu, böylece dürüstlük kuralının ihlal edildiğini, davalıya verilen hisse denetlerinin geçersiz olduğunu, müvekkilin şirket ortağı olmadığını, bu sebeplerle şimdilik 48.000,00 -DM karşılığı 24.542,00 Euronun paranın tahsil edildiği 22.10.2000 tarihinden itibaren devlet bankalarının yabancı ara ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından kendisinin şirket ortağı olmadığından bahisle ödediği bedelin tahsiline ilişkin alacak davasıdır. HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. 07.12.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7194 sayılı kanununun 41. maddesi ile dava konumuz ile ilgili aşağıdaki şekilde düzenleme getirilmiştir. MADDE 41- 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 4- 31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ort...