Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya fatura karşılığı çeşitli makine, teçhizat ve aksamı satmış olduğunu, davalının siparişleri üzerine ürünlerin müvekkili şirket tarafından hazırlanıp davalı şirkete teslimi yapıldığını, ürün satışına konu faturaların bir kısmının tamamen ödenmediğini, bir kısmında ise kısmi ödemeler yapıldığını, baki alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğa başvuru yapıldığını, tarafların anlaşamadığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. SAVUNMA Davalı vekili Türk Borçlar Kanunu'nun 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi...
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/393 KARAR NO : 2022/47 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/09/2020 KARAR TARİHİ : 26/01/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2022
Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya fatura karşılığı çeşitli makine, teçhizat ve aksamı satmış olduğunu, davalının siparişleri üzerine ürünlerin müvekkili şirket tarafından hazırlanıp davalı şirkete teslimi yapıldığını, ürün satışına konu faturaların bir kısmının tamamen ödenmediğini, bir kısmında ise kısmi ödemeler yapıldığını, baki alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğa başvuru yapıldığını, tarafların anlaşamadığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir. SAVUNMA Davalı vekili Türk Borçlar Kanunu'nun 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki Türk parası ile ödenmesini isteyebileceğini, davacının icra takibinde 417.438,82 euro alacak gösterdiğini, bu alacağın yine euro cinsinden ödenmesini talep ettiğini, bunun ise emredici yasa hükümlerine aykırı olduğunu, icra takibinde faturalara dayandırılmış olmasına rağmen müvekkiline sadece ödeme emri tebliğ edildiğini, icra takibi ve ödeme emrinin Türk Borçlar Kanunu ve İcra İflas Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı düzenlenmiş olduğundan hukuken geçerli olmadığını ve hüküm ifade etmediğini, bu nedenle haklı olarak icra takibine itiraz edildiğini, geçerli bir icra takibi olmadığından itirazın iptalinin talep edilemeyeceğini, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi müvekkili şirket ile davacı arasında cari işleme dayalı ticari ilişkinin söz konusu olacağını, ortada bir ticari ilişkinin net bir şekilde tespit edilmesi, fatura konusu malın teslim edildiğini ispatı gerektiğini, salt faturanın varlığının bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının alacağına dayandırdığı faturaların içeriğinin taraflara tebliğ edilmediğinden ödeme emri eklerinden tespitinin mümkün olmaması nedeniyle bir an için mal alımı yapılmışsa dahi alacağın muhasebesel kontrolünün yapılması, yapılan ödemeler nedeniyle bir borç olup olmadığı ya da net miktarın ne olduğuna ilişkin kontrolün hızlı bir şekilde yapılamayacağından alacağın likit olmadığını davacı alacağının belirlenmesi için mevduat gereğince davacının resmi ve yasal defterlerinin de incelenmesi gerektiğini savunarak haksız davanın usulden ve esastan reddine, ...