T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1890 Esas 2023/1613 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1890 KARAR NO : 2023/1613 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2021 NUMARASI : 2020/116 Esas 2021/736 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Menfi Tespit - İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 19/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023 Taraflar arasındaki menfi tespit, ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde...
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1890 Esas 2023/1613 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1890 KARAR NO : 2023/1613
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2021 NUMARASI : 2020/116 Esas 2021/736 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Menfi Tespit - İpoteğin Fekki DAVA TARİHİ : 19/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Taraflar arasındaki menfi tespit, ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar arasında akdedilen 27/10/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki kefalet sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunduğunu, bu kefalet sözleşmesine bağlı olarak müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, kefalet sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında bir adet teminat niteliğinde kambiyo senedinin de müvekkili tarafından kefil olarak imzalandığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada davalı şirketin 27/10/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden başka davalı bankayla yeni sözleşmeler imzalayarak farklı krediler çektiğini öğrendiğini, çekilen bu yeni kredilerden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinin kefalet sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığı yönünde ibraname vermediğini, ipoteği fek etmediğini, sadece teminat senedini iade ettiğini, teminat senedinin iade edilmiş olmasının müvekkilinin borçlu olmadığının kabulü ve ikrarı niteliğinde olduğunu, sözleşme ve eş rızasının yasalara uygun alınmadığını düşündüklerini, yazılı şartlara uygun eş rızası bulunmayan kefalet sözleşmesinin müvekkili yönünden hukuken geçerli olmadığını belirterek müvekkilinin kefalet sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, kefalet sözleşmesinin iptaline, müvekkilinin taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin diğer davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarını kapsayacak şekilde tesis edildiğini, müvekkilinin halen devam eden kredi riski bulunduğunu, bu riskin 10/03/2020 tarihi itibarıyla 6.521.349,00 TL nakdi, 30.000,00 TL gayri nakdi olduğunu, iyi niyetli olan müvekkili lehine tesis edilmiş olan ipoteğin korunması gerektiğini, davalı şirkete ilişkin kredi riski sıfırlanmadıkça ipoteğin fekkedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazı üzerine konulan ipoteğe ilişkin talebin banka ile davacı arasında sonuç doğuracağını, müvekkiline husumet yön...