İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı asıl dosyada davacı- birleşen dosyada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: ASIL DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın 24.06.2014 ve 11.05.2015 tarihli ve farklı bedelli iki ayrı genel kredi sözleşmesinin işine gelen sayfalarını birleştirerek tek bir sözleşme gibi gösterdiğini, bu usulsüzlükte müvekkilinin imzası dahi bulunmayan 11.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan borcun da kefili olduğu iddiası ile haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, kredi alan asıl borçlu ... Şirketinin kredilerine karşılık müvekkilinin imzası bulunmamasına rağmen tüm genel kedi sözleşmeleri art arda eklenerek adeta tek bir sözleşmeymiş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1021 KARAR NO: 2023/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/12/2020 DOSYA NUMARASI : 2016/895 Esas - 2020/889 Karar DAVA: Menfi Tespit BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/1214 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/11/2023 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı asıl dosyada davacı- birleşen dosyada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: ASIL DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın 24.06.2014 ve 11.05.2015 tarihli ve farklı bedelli iki ayrı genel kredi sözleşmesinin işine gelen sayfalarını birleştirerek tek bir sözleşme gibi gösterdiğini, bu usulsüzlükte müvekkilinin imzası dahi bulunmayan 11.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan borcun da kefili olduğu iddiası ile haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, kredi alan asıl borçlu ... Şirketinin kredilerine karşılık müvekkilinin imzası bulunmamasına rağmen tüm genel kedi sözleşmeleri art arda eklenerek adeta tek bir sözleşmeymiş gibi haksız ve hukuka aykırı olarak alacak talebinde bulunulduğunu, birleştirilen genel kredi sözleşmelerinin, birincisi 24.06.2014 tarih, 2.000.000TL bedelli, ikincisinin ise 11.09.2015 tarihli ve 1.000.000 TL bedelli olduğunu, ilk sözleşmeye konu borcun ödendiğini, müvekkilinin ikinci genel kredi sözleşmesine kefil olma iradesinin olmadığını, 11.05.2015 tarihli ikinci sözleşmede davacı müvekkilinin kefil sıfatıyla hiçbir şekilde imzası bulunmadığını, öte yandan ilk kredi sözleşmesi olan 24.06.2014 tarihli sözleşmeye ise müvekkilinin iradesi yanıltılarak ve kefil olduğunu bilmeden oldu bittiye getirerek imzalanması gereken eksik evraklar olduğu söylenerek kefil sıfatıyla banka çalışanlarınca imzasının alındığını, ancak bu imzanın da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca kefalet için yeterli olmadığının belli olduğunu, anılan kredi sözleşmelerinin kanuna aykırı ve kanunun aradığı hiçbir şartı taşımadığını, davalı banka çalışanlarının hukuka aykırı bu işlemler ile aynı zamanda suç işlediklerini, ayrıca müvekkilinin evli olması nedeniyle eşinin rızası alınmadan kefil olamayacağını, TBK.m.584/I hükmü uyarınca, eşlerden biri Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini, eşin rızası alınmadan imzalanan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, asıl borcun sözleşmede yeteri kadar tanımlanmadığını, kefalet tutarının belirli veya belirlenebilir olmadığını, bu nedenlerle sözleşmenin, en azından kefil yönünden geçersiz olduğunu, asıl borçluya başvurmadan ve temerrüt gerçekleşmed...