DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/11/2023 BİRLEŞEN DOSYA İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/36 KARAR NO: 2017/160 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/02/2017 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." esas unsurlu ticaret unvanına sahip olmakla birlikte "...", "..." tescilli markalarının sahibi olduğunu, "..." ibareli markaları uzun yıllardır kullandığını ve bu markalara ayırt edicilik kazandırdığını, davalı adına tescilli "..." ibareli davaya konu markaların KHK 14.madde uyarınca kullanılmadığını, bu bakımdan tescilli oldukları...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/714 Esas KARAR NO: 2023/1598 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 01/04/2021 NUMARASI: 2017/267 - 2021/77 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/11/2023 BİRLEŞEN DOSYA İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/36 KARAR NO: 2017/160 DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/02/2017 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "..." esas unsurlu ticaret unvanına sahip olmakla birlikte "...", "..." tescilli markalarının sahibi olduğunu, "..." ibareli markaları uzun yıllardır kullandığını ve bu markalara ayırt edicilik kazandırdığını, davalı adına tescilli "..." ibareli davaya konu markaların KHK 14.madde uyarınca kullanılmadığını, bu bakımdan tescilli oldukları tüm emtialar bakımından iptal koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil no'lu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'lu markaların davalı yan adına tescilli olup, tescilli oldukları emtianın birçoğu bakımından kullanılmamakta olduğunu, bu bağlamda, davalı yanın markalarının tescil tarihlerinin üzerinden 5 yıl geçtiğini, ancak işbu süre zarfında, davalı tarafından '..." ibareli markaların kullanılmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun marka sahibine yüklediği kullanma külfetinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, markaların 'lu markaların süt emtiası dışında kalan ve kullanılmayan emtialar bakımından hukuki yararın doğduğu tarihlerden itibaren ileriye etkili olacak şekilde iptaline ve sicilden terkinlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu markaların müvekkili tarafından ciddi bir şekilde kullanılmakta olduğunu, bu yüzden de davacı tarafça açılan haksız davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nce verilen karar ile 556 sayılı KHK'nin 42/1-c maddesinin hükümsüz kılınmasının ardından artık bir markanın hükümsüzlüğü talep edilmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.01.2017 tarihinden önce bir kullanma zorunluluğundan söz edilemeyeceğini, 6769 sayılı Kanun' un 9/1 ve 26/1 maddelerinin Anayasaya aykırı olduğunu, dava konusu markaların müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, davacı tarafça açılan işbu ...