Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında genel hafriyat işlerinin yapılması için 24.04.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladığını, daha sonra sözleşmeye ek zeyilname düzenlendiğini, sözleşme gereği hafriyat işlerine başlandığını, hakediş raporları düzenlendiğini, bu hakediş raporları ile tespit edilen çalışma karşılığı olarak faturalar düzenlendiğini, faturaların davalılar tarafından kabul edildiğini, ödemeler yapıldıktan sonra 49.540,81 TL bakiye alacaklarının olduğunu, ödenmeyen tutar için icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin davalılar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1625 KARAR NO: 2023/1096 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2020 NUMARASI: 2019/437 Esas, 2020/330 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/10/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında genel hafriyat işlerinin yapılması için 24.04.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladığını, daha sonra sözleşmeye ek zeyilname düzenlendiğini, sözleşme gereği hafriyat işlerine başlandığını, hakediş raporları düzenlendiğini, bu hakediş raporları ile tespit edilen çalışma karşılığı olarak faturalar düzenlendiğini, faturaların davalılar tarafından kabul edildiğini, ödemeler yapıldıktan sonra 49.540,81 TL bakiye alacaklarının olduğunu, ödenmeyen tutar için icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin davalılar aleyhine müştereken ve müteselsilen devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki edimlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, taşeron sözleşmesinin 22. Bölümünün "Vergi, resim, harçlar ve sigorta" başlıklı bölümünün 22.7 ve 22.8 maddelerine göre SGK primlerinin yatırılması hususlarının hüküm altına alındığını, SGK prim kesinti hesabı yapılırken, toplam imalat tutarının %9'unun (işçilik oranı) %35,5 (prim tutarı) hesaplanarak taşeronun yatırması gereken bu tutarın eksik olması halinde eksik kalan prim tutarının hesapta teminata alınacağını, eksikliklerin sonraki aylarda tamamlanırsa teminata alınan tutarın taşerona iade edileceğini, aksi durumda SGK'ya yatırılacağının düzenlendiğini, davacı tarafın primleri eksik yatırdığını belirterek, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre davacının kendi edimini tam olarak yerine getirdiği ve hak edişlerinin davalılarca kısmen ödendiği, davalıların taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacı yanca yatırılması gerektiği halde yatırılmayan SGK primlerinin kendileri tarafından yatırıldığını ispatlayamadığı, vergi dairesinden verilen cevap yazısına göre işin damga vergisinden muaf olduğu, dolayısıyla davalılarca SGK primi adı altında davacının hak edişlerinden yapmış oldukları kesintinin sözleşme hükümlerine aykırı ve haksız olduğu, davalılarca her ne kadar davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak prim ödeme yönünde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bunun cezai şart uygulanmasını gerektirdiği ileri sürülmüş ise de sonuç itibariyle SGK p...