İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türk ortaklı Alman şirketi olduğunu, ticari faaliyetlerini Avrupa ülkelerinde yürütmekte iken, markasının hukuka aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığından haberdar olduğunu, Alman Mahkemelerinde hukuk süreci başlattığını ve tazminata hak kazandığını iddia ederek, Federal Almanya Cumhuriyeti Frangfurt Am Main Asliye Mahkemesinin 27/02/2014 tarih, 2-030182/13 numaralı ve 26/03/2014 tarih, 2-030182/13 sayılı kararları ile Munich 1.Asliye Mahkemesinin 26/01/2015 tarih ve 33011217/13 sayılı ve 09/12/2014 tarih, 33011217/13 sayılı kararlarının tanınması ve tenfizine karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/502 Esas KARAR NO: 2023/1515 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2019 NUMARASI: 2017/66 E. - 2019/397 K. DAVANIN KONUSU: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 20/10/2023 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türk ortaklı Alman şirketi olduğunu, ticari faaliyetlerini Avrupa ülkelerinde yürütmekte iken, markasının hukuka aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığından haberdar olduğunu, Alman Mahkemelerinde hukuk süreci başlattığını ve tazminata hak kazandığını iddia ederek, Federal Almanya Cumhuriyeti Frangfurt Am Main Asliye Mahkemesinin 27/02/2014 tarih, 2-030182/13 numaralı ve 26/03/2014 tarih, 2-030182/13 sayılı kararları ile Munich 1.Asliye Mahkemesinin 26/01/2015 tarih ve 33011217/13 sayılı ve 09/12/2014 tarih, 33011217/13 sayılı kararlarının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 07/09/2016 tarihli dilekçesi ile talebini açıklayarak, taleplerinin sadece Frankfurt Am Main Bölge Yüksek Mahkemesi'nin ... sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin hükmü ile, Münich Bölge Yüksek Mahkemesinin 33O10217 sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin hükümlerinin tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan kararın Türkiye'de tanınmasının mümkün olmadığını, Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olan bir kararı tanıyamayacağını, tanıma ve tenfiz şartlarının da bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İLK KARAR: Mahkemece 2016/70 Esas, 2016/185 Karar sayılı karar ile "MÖHUK 50.madde gereği yabancı mahkeme kararlarının Türkiye de tenfizi için kararın kesinleşmiş olması ve bu hususun açıkça belli olması gerekli olup, davacı tarafa kesin süre verildiği halde ibraz edilen belgede hükmün dayanağı yabancı mahkeme kararı ve yargılama giderlerine ilişkin mahkeme kararını anlaşılır ve somut bir şekilde kesinleşme şerhi içermediğinden bu husus dava şartı olup, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine," karar verilmiş, karara karşı her iki tarafça istinaf yargı yoluna başvurulması üzerine dosya Dairemize gelmiş ve yapılan inceleme sonucunda; 03/04/2017 tarihli, 2017/355 Esas, 2017/1033 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, "Mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın apostil şerhli aslı veya onanmış örneğini uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı m...