İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin idaresinin T.M.S.F. tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin kayıtlarında 01/10/2016 tarihinden sonra yapılan araştırmalar neticesinde, mizanda yer alan 141.463,84TL tutarındaki kasa hesabında görüldüğü iddia edilen rakamın fiziki olarak mevcut olmadığını ve mizanda yer alan 1.750.000,00 TL tutarındaki 6 adet çekin portföyde olmadığını, TTK'nun 553. Maddesi uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, anılan yasa hükmü ve davalının sorumluluğunu doğuran...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1974 KARAR NO: 2023/1460 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/1269 Esas - 2022/339 Karar TARİHİ: 20/04/2022 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 05/10/2023 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin idaresinin T.M.S.F. tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin kayıtlarında 01/10/2016 tarihinden sonra yapılan araştırmalar neticesinde, mizanda yer alan 141.463,84TL tutarındaki kasa hesabında görüldüğü iddia edilen rakamın fiziki olarak mevcut olmadığını ve mizanda yer alan 1.750.000,00 TL tutarındaki 6 adet çekin portföyde olmadığını, TTK'nun 553. Maddesi uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, anılan yasa hükmü ve davalının sorumluluğunu doğuran sair yasal düzenlemelere istinaden davalının yol açtığı 1.891.463,84 TL' nin 01/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Mahkeme kararı ile davacı şirkete T.M.S.F. yetkililerinin kayyım olarak atandığını, davacının davayı zaman aşımı süresinden sonra açtığını, davacı yanın tek taraflı iradesi ile belgeler oluşturduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin 16.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını ve 26.08.2016 tarihinde tutuklandığı, müvekkili ile birlikte şirkette görevli tüm üst düzey yöneticiler, mali işler ve finans birimindeki yetkililer de gözaltına alındığını ve tutuklandığını, bu süreçte şirkette yetkili kimsenin kalmadığını, müvekkilin şahsi mal varlıklarına tedbir konulduğunu ve şirketlerine de TMSF yetkililerinin kayyım olarak atandığını, 16/08/2016 tarihi ile 26.09.2016 tarihleri arasında şirkette yetkili hiçbir yöneticinin olmadığını, bu süreçte şirkette büyük bir boşluk olduğunu ve davacının 141.463,84 TL tutarının kasa hesabında göründüğü ancak fiziki olarak olmadığı iddiasına istinaden, müvekkilinin bilgisi olmadan şirket içinde kayda alınmayan işlemlerin yapılmış olabileceği ve paranın çalınmış veya kaybolmuş olabileceğini ve bu süreçte iddia edilen zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde yer alan 1.750.000,00 TL tutarındaki 6 adet çek için çeklerin numaraları, hangi bankaya ait olduğu ve çek ile ilgili sair bilgilerin davacı tarafça açıklanması gerektiğini, davacı iddialarının müsebbibinin kusurları nedeniyle müvekkilinin olduğun...