Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/02/2023 tarih, 2022/799 Esas sayılı Ara Kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin 10/10/2016 tarihinde müvekkili tarafından kurulduğunu, şirketin tek ortağı, kurucusu ve sahibi olan müvekkilinin müdürler kurulu başkanı olduğunu, eşi ...'in ise şirket müdürü olarak seçildiğini, her iki müdürün şirketi birlikte temsil edeceği ve müştereken temsil ve ilzama yetkili olduklarının kararlaştırıldığını, 21/01/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirkette bulunan 14.000 hisse karşılığı 350.000 TL değerindeki şirket hissesinin müvekkili tarafından eşi İlke'ye devredildiğini, söz konusu devirden kısa bir süre sonra boşanma davası açıldığını ve taraflar arasında bir çok hukuk ve ceza davasının mevcut olduğunu, bundan dolayı güven ilişkisinin sona...
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/696 - 2023/492 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/696 KARAR NO : 2023/492 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
ARİHİ : 07/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2023 Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/02/2023 tarih, 2022/799 Esas sayılı Ara Kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin 10/10/2016 tarihinde müvekkili tarafından kurulduğunu, şirketin tek ortağı, kurucusu ve sahibi olan müvekkilinin müdürler kurulu başkanı olduğunu, eşi ...'in ise şirket müdürü olarak seçildiğini, her iki müdürün şirketi birlikte temsil edeceği ve müştereken temsil ve ilzama yetkili olduklarının kararlaştırıldığını, 21/01/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirkette bulunan 14.000 hisse karşılığı 350.000 TL değerindeki şirket hissesinin müvekkili tarafından eşi İlke'ye devredildiğini, söz konusu devirden kısa bir süre sonra boşanma davası açıldığını ve taraflar arasında bir çok hukuk ve ceza davasının mevcut olduğunu, bundan dolayı güven ilişkisinin sona erdiğini, şirket faaliyetleri için taraflar arasında ortak karar alınması ve ortak hareket edilmesinin imkanının kalmadığını, dava dışı ortağın kusurlu eylemlerinin müvekkili açısından şirketin feshini istemede haklı neden teşkil ettiğini, keza şirket ortağı ve müdürü olan İlke'nin şirket hesaplarınan uzun zamandır şahsi harcamalar yaptığını, şirketin parasını kendi hesaplarına aktardığını, her iki ortağın müşterek temsile yetkili olması ve taraflar arasında ortak karar alma imkanının kalmaması nedeniyle şirket faaliyetlerinin devamı için gerekli ödemelerin yapılamadığını, şirketin hukuki haklarının korunamadığını, dava dışı diğer ortağın kötüniyetli olarak genel kurulu toplantıya çağırdığını ve çoğunluk hisseye sahip olması nedeniyle müvekkilini müdürlükten azletmeyi ve ortaklıktan çıkarma ve açılan davaları konusuz bırakma amacı taşıdığını, dava dışı ortak ve müdür İlke'nin şirketi zararlandırıcı eylemlerine devam etmekle birlikte asıl gayesinin müvekkilini şirketten dışlayarak şirketin malvarlığını elden çıkarmak suretiyle haksız menfaat elde etmek olup müvekkilinin müşterek yetki sahibi olması nedeniyle tek başına bu işlemleri dilediği gibi yapamadığından bu süreçte müvekkilini müdürlükten azil ve kendisinin tek başına müdür olarak tayini amacıyla olağan üstü genel kurul çağrısında bulunduğunu, müvekkilinin müşterek yetkisinin kaldırılması akabinde ortak İlke'nin şirketin malvarlığını muvazaalı olarak elden çıkararak şirketin borca batmasına neden olacak olması kuvvetle muhtemel olduğundan ve zaten müvekkili ciddi miktarda zarara uğratmış olduğu ve uğratmaya devam ettiği de gözetilerek müvekkilin haklarının korunması ve şirket menfaatine olacak şekilde ivedilikle şirkete kayyım atanmasına ilişkin tedbir kararı verilerek, şirket adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlar ile şirket hisseleri üzerine tedbir konu...