İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, takip dayanağı cari hesap dayanağı dökümünden sabit kılındığı üzere borçlunun müvekkiline 8.126,00 TL borcu bulunmakta olduğunu, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibiyle borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi için İİK 67 maddesi uyarınca işbu davanın açılma zarureti doğduğunu belirterek, yapılacak yargılama neticesinde delillerin değerlendirilmesi ile haklı davanın kabulüne ve borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını ve karşı tarafın en az %20 olmak üzere inkar...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 22/12/2022 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2023
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, takip dayanağı cari hesap dayanağı dökümünden sabit kılındığı üzere borçlunun müvekkiline 8.126,00 TL borcu bulunmakta olduğunu, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibiyle borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz üzerine duran takibe devam edilebilmesi için İİK 67 maddesi uyarınca işbu davanın açılma zarureti doğduğunu belirterek, yapılacak yargılama neticesinde delillerin değerlendirilmesi ile haklı davanın kabulüne ve borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını ve karşı tarafın en az %20 olmak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının ve taleplerinin tamamen hukuka ve gerçekliğe aykırı olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, ayrıca eldeki uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamında bir dava olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olduğunu, bu bağlamda davanın usulden reddini, esasa ilişkin ise müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmamakta olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kötüniyetli icra takibi nedeniyle davacının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, "...davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup, her iki tarafın tacir olması sebebiyle ticari dava olduğu , davanın açılış tarihi itibarıyla TTK 5/a maddesi gereğince alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğu, dosya ibraz edilen herhangi bir arabuluculuk tutanağı olmadığından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurma şartının gerçekleşmediği, arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilen bir dava şartı olarak düzenlenmediği anlaşılmakla, davalı yönünden HMK 'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince görev hususunun gözetilmeden görevsiz olduğu halde yazılı şekilde karar verildiğini, davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu belirtilmiş ise de, bu sonuca nasıl varıldığının gerek...