Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davacı tarafından üstlenilen işlerin proje boyuncu geciktirildiğini, henüz kabulleri dahi yapılmadığını, garanti süreleri dahi işlemeye başlamamış olan işler mevcut olduğunu, davacının tamamlanmamış işlere istinaden kestiği faturaları dayanak göstererek ödeme yapılmasını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındak sözleşme eser sözleşmesi olup ara hak edişlerin düzenlenmiş olmasının işlerin ifa edildiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, davacının yapımını taahhüt etmiş olduğu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/704 KARAR NO: 2023/662 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2023 NUMARASI: 2022/41 Esas (Derdest) 2023/630 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/07/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; Davacı tarafından üstlenilen işlerin proje boyuncu geciktirildiğini, henüz kabulleri dahi yapılmadığını, garanti süreleri dahi işlemeye başlamamış olan işler mevcut olduğunu, davacının tamamlanmamış işlere istinaden kestiği faturaları dayanak göstererek ödeme yapılmasını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındak sözleşme eser sözleşmesi olup ara hak edişlerin düzenlenmiş olmasının işlerin ifa edildiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, davacının yapımını taahhüt etmiş olduğu işlere ilişkin şartlar ve ödeme vadelerinin belirlendiğini, davacının ihtiyati haciz talebine dayanak gösterdiği faturanın, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmede belirtilen hüküm ve şartlar gerçekleşmeden, tamamlanmadan haksız olarak işbu davaya ve ihtiyati haciz talebine konu edildiğini, sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca müvekkilinin ödemeleri durdurma, kesinti yapma haklarının bulunduğunu ve karşı tarafça da kabul edildiğini, muaccel olmamış, tartışmalı alacağın gerçeğe aykırı beyanlarla ihtiyati haciz talebine konu edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek, sözleşmesel şartlar henüz oluşmamış olduğundan, bu haliyle alacağın varlığını gösterir hiçbir ikna edici vakıanın bulunmamasına ve İİK m.258/1 ile yerleşik Yargıtay içtihatlarının aradığı ölçüde ispat koşulu gerçekleşmemiş olmasına istinaden itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece somut olayda, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu deliller, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinin, ihtarnamelerin, fatura ve takip dosyası ile davacı tarafça düzenlenmiş hesap ekstresinin dosya içine alındığı, ayrıca mahkemece bilirkişiler tarafından hazırlanan 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğu, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amacın davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek olmadığı, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmediği, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olduğu...