Taraflar arasındaki yönetim kurulu ve genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusunun şirketin 2009/1, 2009/2, 2009/3, 2009/7 sayılı yönetim kurulu kararları ile 25.05.2009 tarihli genel kurul kararlarının sahte belgeler kapsamında yapılıp alınmış kararlar olduğu gerekçesiyle yok olduklarının tespiti ve buna bağlı olarak da dava süresince telafisi imkansız zararlar doğmaması için şirket yönetimine kayyım atanması olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1532 KARAR NO: 2023/1369 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18.05.2023 NUMARASI: 2021/441 Esas DAVA: Tespit Taraflar arasındaki yönetim kurulu ve genel kurul kararının yokluğunun tespiti davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusunun şirketin 2009/1, 2009/2, 2009/3, 2009/7 sayılı yönetim kurulu kararları ile 25.05.2009 tarihli genel kurul kararlarının sahte belgeler kapsamında yapılıp alınmış kararlar olduğu gerekçesiyle yok olduklarının tespiti ve buna bağlı olarak da dava süresince telafisi imkansız zararlar doğmaması için şirket yönetimine kayyım atanması olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/103505 soruşturma sayılı dosyasına sunulan Adli Tıp - Grafoloji Uzmanı tarafından hazırlanmış olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, karar defterindeki ...'e atfen atılan imzaların aslında şikayetçi ...'e ait olmadığını, bu kararlarının sahte olduklarından yok hükmünde olduğunu, böylece ...'in yerine ...'un, ...'ın yerine ...'un, ... yerine de ...'ın şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerine dair kararların yok hükmünde olduğunu, ..., ... ile ...'in yönetim kurulu üyeliklerinin 2009 yılından itibaren devam ettiğini, şirket adına ..., ... ve ... tarafından 2009 yılından sonra alınan bütün kararların da yok hükmünde olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına sunulan rapor göz önüne alınarak ve işin önemi de gözetilerek şirket yönetimine kayyım atanması taleplerinin duruşma günü beklenmeksizin kabulüne, yargılama sonunda da davalarının dava dilekçesindeki taleplerine uygun olarak karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda davacı vekili,açmış olduğuyönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve davacı tarafından yapılan pay devrinin geçersiz olduğunun tespi davasında ,davalı şirkete yönetim kayyımı atanması amacıyla ihtiyati tedbir talep etmiş ise de; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup davacı yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı, ...