İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 30.09,2010 yılında kurulduğunu, davalı şirketin özelleştirilmesiyle 30.09.2010 tarihinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında işyeri devri gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin alt işveren işçilerinin çalıştırılmaya devam edildiğini, iki şirket arasında işyeri devri olduğu konusunun Yargıtay kararıyla kesinleştiğini, işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işçilerin işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işverenin sorumlu olduğunu, iki yıllık sınırlamanın kıdem tazminatı açısından geçerli olmadığını, işyerini devreden ve devralan işverenlerin kıdem tazminatından sorumlulukları hususunda 1475 sayılı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1117 Esas KARAR NO: 2023/1042 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/118 Esas - 2020/517 Karar TARİHİ: 07/10/2020 DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 22/06/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 30.09,2010 yılında kurulduğunu, davalı şirketin özelleştirilmesiyle 30.09.2010 tarihinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında işyeri devri gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin alt işveren işçilerinin çalıştırılmaya devam edildiğini, iki şirket arasında işyeri devri olduğu konusunun Yargıtay kararıyla kesinleştiğini, işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işçilerin işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işverenin sorumlu olduğunu, iki yıllık sınırlamanın kıdem tazminatı açısından geçerli olmadığını, işyerini devreden ve devralan işverenlerin kıdem tazminatından sorumlulukları hususunda 1475 sayılı İş Kanununun 14/f-II hükmünün uygulandığını, kıdem tazminatını hak eder şekilde işi sonlandırılan işçilerle ilgili kıdem tazminatı ve diğer fark ödemelerinin gerçekleştirildiğini ve sadece kıdem tazminatı için devir tarihindeki ücret üzerinden davalı şirkete rücu edildiğini, ancak davalı şirket tarafından taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini, rücuda iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiğini, davaya konu tazminat ödemelerinin işçilere 21.08.2017 - 26.07.2017 - 26.07.2017 - 25.07.2017 tarihlerinde yapıldığını, zamanaşımı süreleri dolmadan huzurdaki davanın açıldığını beyan ederek müvekkili şirket tarafından dava dışı işçilere ödenmiş olan 17.665,89 TL kıdem tazminatı tutarının ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işyeri devri bulunmadığına dair açıklamalarına halel gelmemek ve hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işyeri devri durumunda devreden şirketin devralan şirket ile birlikte sorumluluğunun 2 yıl ile sınırlı olduğunu, huzurdaki olayda bu sürenin müvekkili şirket bakımından sona erdiğini, davacının işyeri devri bulunduğu iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilen işçilerin hiçbir dönemde İDO çalışanı olmadığını, dava dilekçesinde adı geçen personellere hangi mahkeme kararı ya da hangi icra dosyası kapsamında ödeme yapıldığına dair hiçbir belge ve bilgi yer almadığını, bu durumda davacı şirket tarafından alınan bir k...