DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) Taraflar arasındaki kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı şirket yetkilisinin istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 03.07.2001 tarihinde tescil edilerek 3568 sayılı Kanun kapsamında hizmet verdiğini, şirketin 2007 yılından sonra ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle iştigal konusu ile ilgili herhangi bir iş yapamadığını, yetkili organların karar alamadığını, dört kişilik şirket yönetim kurulunun görev süresinin dolmasına rağmen genel kurulun toplanamaması, toplansa da herhangi bir karar alamaması nedeniyle yeni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/993 KARAR NO: 2023/843 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2020 NUMARASI: 2019/1007 E. - 2020/112 K. DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) Taraflar arasındaki kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı şirket yetkilisinin istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 03.07.2001 tarihinde tescil edilerek 3568 sayılı Kanun kapsamında hizmet verdiğini, şirketin 2007 yılından sonra ortaklar ve yönetim kurulu üyeleri arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle iştigal konusu ile ilgili herhangi bir iş yapamadığını, yetkili organların karar alamadığını, dört kişilik şirket yönetim kurulunun görev süresinin dolmasına rağmen genel kurulun toplanamaması, toplansa da herhangi bir karar alamaması nedeniyle yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilemediğini, özellikle şirketin iki ana ortağı olan davacı ile ... başta olmak üzere yönetim kurulu üyeleri olan ve yönetim kurulunda %50 şer oy oranına sahip olan ..., ... ile diğer yönetim kurulu üyeleri ... ile ... arasında şahsi husumet ve davalıların bulunması nedeniyle şirketin 2007 yılından itibaren yetkili organları aracılığı ile karar alamadığını, şirketin diğer ortakların ise bu durumu lehlerine kullanarak şirketi ve ortaklarını büyük zarara uğratmaya çalıştıklarını, bu kapsamda davalı şirketin bir zamanlar ortak iş yaptığı ... aleyhine İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/42 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, alınan bilirkişi raporunda davalı şirket lehine 2.000.000 TL tazminat hesaplandığını, bu değerin şirkete kazandırılması gerekirken, diğer ortaklar tarafından hiçbir girişimde bulunulmadığını, hatta bu davanın kazanılmasını engellemek için çaba sarf edileceğinden bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, diğer ortakların esas amacının şirketin taraf olduğu bu davadan feragat edilerek davanın sona erdirmeye çalıştıklarını, müvekkilinin %42 ortağı olduğu ... A.Ş.'nin 09.10.2014 tarihinde son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapmaması nedeniyle re'sen terkin edildiğini, genel kurulların da ortakların eşit paya sahip olması nedeniyle yapılamadığını, müvekkilince açılan davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/486 Esas saylı dosyasında İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/42 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verildiğini, müvekkilin %42 pay sahibi olduğu davalı şirketin menfaatlerinin zarar görmemesi adına, davalı şirkete tedbiren idari kayyım atanması gerektiğini, zira şirketin davacı konumundan olduğu İstanbul 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görüle...