Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2020 tarih ve 2019/156 E. - 2020/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli tanınmış "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin, müvekkili markalarının asli unsurunu teşkil ettiğini, dava konusu...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/423 - 2023/383 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/423 KARAR NO : 2023/383 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2020 NUMARASI : 2019/156 E. - 2020/344 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2020 tarih ve 2019/156 E. - 2020/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili adına tescilli tanınmış "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin, müvekkili markalarının asli unsurunu teşkil ettiğini, dava konusu başvurunun ilk kelimesinin de bu ibare olduğunu ve ilk bakışta bu ibarenin dikkat çektiğini, dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin ise başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, başvuru kapsamında 38, 41, 42 ve 45. sınıflarda yer alan hizmetlerin bulunduğunu, müvekkili markalarının da bu hizmetlerde tescilli olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 50 yıldır sağlık sektöründe "..." markası adı altında hizmet verdiğini, Ankarada özellikle sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, Türkiye genelinde tanınan bilinen bir marka haline geldiğini, davalı tarafın hiçbir emek ve yatırım sarf etmeden kötü niyetli olarak müvekkilinin markasını kullanacağını, davaya konu olan markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, tüketici zihninde ilişkili ve bağlantılı marka oluşturacağını, davalının, müvekkilinin ayırt edici hale getirdiği "..." ibaresini kullanmasının tesadüf eseri bir durum olarak açıklanamayacağını, "..." markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin markasının oluşturduğu itibar ve olumlu algıyı risk altına sokacağını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-1881 sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescil başvurunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, "..." ibaresinin bağımsız ayırt ediciliğinin bulunmadığını,...