Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, yanlar arasındaki cari hesap alacağına istinaden müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayıl dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/399 KARAR NO: 2023/430 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2019 NUMARASI: 2018/457 Esas, 2019/925 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 05/04/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, yanlar arasındaki cari hesap alacağına istinaden müvekkili tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayıl dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının bastığı ürünlerin ayıplı olduğunu, söz konusu ayıpların müvekkilinin sözleşme konusu ürünlerden sağlayacağı faydayı ortadan kaldırdığını, müvekkilinin basımı ayıplı olan ürünleri iade alması için davacıyı uyardığını ve bu hususta davacıya gereken ihbarlarda bulunduğunu, ancak davacı yanca hatalı ürünlere yönelik bir çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddi ile davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı şirket defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.625,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının bilirkişi incelemesi için defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, davacı şirketin defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, dolayısıyla davacının 2016 yılına ait ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre sahibi lehine delil teşkil edeceği, yine itiraz edilmeyen ve davacı defterleri ile de teyid edilen mutabakat mektubu da dikkate alındığında, davalının davacıya 28.625,00 TL borcunun bulunduğu ve bu borcun ödenmediği, davalı tarafın icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği ve takip öncesinde faiz istenemeyeceği, davacının alacağına icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ve alacak likit olduğundan ve itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu...