DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/05/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanmış olan taraflar arasında 29/06/2016 tarihli Sigorta Acentelik Sözleşmesinin akdedildiğini, davalı tarafça müvekkilinin sözleşme kapsamında sigortacılık faaliyetinde bulunması bakımından yetkilendirildiğini, davalının 05/07/2018 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, fesihten önce 24/05/2018 tarihinde davacı şirkette hisse devri yapıldığını, davalının devirden iki aylık bir süre geçtikten sonra devirde gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedilmesinin kötü niyetli olduğunu, bu süreç içerisinde davalı yan yetkilileri ile yapılan görüşme ve toplantılarda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/367 Esas KARAR NO: 2023/827 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2018/990 Esas - 2020/819 Karar DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/05/2023 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanmış olan taraflar arasında 29/06/2016 tarihli Sigorta Acentelik Sözleşmesinin akdedildiğini, davalı tarafça müvekkilinin sözleşme kapsamında sigortacılık faaliyetinde bulunması bakımından yetkilendirildiğini, davalının 05/07/2018 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, fesihten önce 24/05/2018 tarihinde davacı şirkette hisse devri yapıldığını, davalının devirden iki aylık bir süre geçtikten sonra devirde gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshedilmesinin kötü niyetli olduğunu, bu süreç içerisinde davalı yan yetkilileri ile yapılan görüşme ve toplantılarda bu konuya ilişkin bir olumsuzluğun kendilerine bildirilmediğini, davalı yanca müvekkili üzerinde baskı kurularak istifa etmesinin sağlanmaya çalışıldığını, oysa müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmek için olağanüstü emek harcandığını ve bir çok masrafa katlanıldığını beyan ile değeri tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olmadığından tespit edildiği zaman arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatının ve şimdilik 1.000 TL kar mahrumiyeti tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02/11/2020 tarihli dilekçesinde özetle; 10.000 TL portföy tazminatı taleplerini 260.112,47 TL arttırarak ,270.112,47 TL portföy tazminatının davalının temerrüt tarihi olan 05.07.2018 den itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmişir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı-acentenin portföy tazminatı talep edilebilmesi sigorta şirketinin sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi şartına bağlandığını, davacının belirsiz alacak davası açamayacağını ve belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, acentelik sözleşmesinin davacı acentenin kusuru nedeniyle haklı olarak feshedilmiş olduğundan, davacı denkleştirme tazminatı isteminde bulunamayacağının, Yasa ve sözleşme hükmünden de, acentenin başlamış olduğu işlerin tamamlanmaması yüzünden uğradığı zararı talep etme hakkının ancak sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği halde söz konusu olacağını, davacı/acentenin 24/05/2018 tarihinde köklü değişiklik olarak pay devir işlemi yaptığını ve durumun müvekkili sigorta şirketine bildirilmemiş olması nedeniyle de feshin haklı olduğunu, acentenin bu davranışının taraflar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldıracak bir d...