Davacı vekili; 31/01/2018 günü, müvekkiline ait araç ile davalı nezdinde sigortalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta hasar oluştuğunu, aracın ekspertiz raporuna göre 9.896,25 TL değer kaybına uğradığını, davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL ödeme neticesinde 4.896,25 TL bakiye zararları kaldığını ileri sürerek artırılmış haliyle 10.886,25 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının aracında oluşan değer kaybının, kusur oranı, aracın yaşı, kilometresi, piyasa rayiçlerine göre hesaplanarak davacıya ödendiğini ve müvekkili kurumun sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek özce davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 10.886,25 TL'nin 13.08/2018 tarihinden işleyecek yasal...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2020 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 25/05/2023 YAZIM TARİHİ : 26/05/2023
Davacı vekili; 31/01/2018 günü, müvekkiline ait araç ile davalı nezdinde sigortalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta hasar oluştuğunu, aracın ekspertiz raporuna göre 9.896,25 TL değer kaybına uğradığını, davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL ödeme neticesinde 4.896,25 TL bakiye zararları kaldığını ileri sürerek artırılmış haliyle 10.886,25 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının aracında oluşan değer kaybının, kusur oranı, aracın yaşı, kilometresi, piyasa rayiçlerine göre hesaplanarak davacıya ödendiğini ve müvekkili kurumun sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek özce davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 10.886,25 TL'nin 13.08/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında; bilirkişi tarafından kaza tarihindeki rayiçler üzerinden değer kaybı hesabı yapılması gerekirken, rapor tarihi itibariyle değer kaybı hesabı yapıldığını, davacının da dava dilekçesinde zararının 9.896,25 TL olduğunu belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılması ile davanın reddini savunmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre; 1-Davacı dava dilekçesinde aracındaki değer kaybının 9.896,25TL olarak tespit ettirdiklerini, ancak davalı sigorta şirketinin 5.000TL ödediğini belirterek aradaki fark olan 4.896,25TL için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eldeki davayı ikame etmiş, 26/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dilekçesine ekli rapordaki 9.896,25TLlik rakamın dosya kapsamına uygun olduğu, ağustos 2020 (rapor) tarihi itibariyle değer kaybının 15.886,25TL olduğu belirtilmiş, davacının 5.990TL için dava değerini ıslah yoluyla artırması sonrası, mahkeme 10.886,25TL değer kaybını hüküm altına almıştır. Oysa bilirkişi raporunda davacı tarafından dava öncesinde aldırılan rapordaki 9.896,25TL'lik değer kaybının dosya kapsamına uygun olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan değer, kaza değil rapor tarihindeki verilere göre hesaplanmış olup hükme esas alınması da mümkün değildir. Bu itibarla davalı istinafında haklıdır, başvurusunun kabulü getrekir. 2-HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ih...