İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2020 tarihli 2018/1357 Esas ve 2020/112 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ... Bankası A.Ş. tarafından davadışı ...'a 14.01.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin 85.000,00-TL'lik kısmına müteselsil kefil olduğunu, davalı bankanın, asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle, 20.07.2016 ve 29.08.2017 tarihli ihtarnameleriyle hesabı kat ettikten sonra, müvekkili ve diğer müşterek kefil aleyhine İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14699 sayılı dosyası...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/455 KARAR NO : 2023/469
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2018 (Dava) - 11/02/2020 (Karar) NUMARASI : 2018/1357 Esas - 2020/112 Karar DAVA : İstirdat BAM KARAR TARİHİ : 22/03/2023 KARARIN YAZIM TARİHİ : 22/03/2023 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2020 tarihli 2018/1357 Esas ve 2020/112 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ... Bankası A.Ş. tarafından davadışı ...'a 14.01.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin 85.000,00-TL'lik kısmına müteselsil kefil olduğunu, davalı bankanın, asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi nedeniyle, 20.07.2016 ve 29.08.2017 tarihli ihtarnameleriyle hesabı kat ettikten sonra, müvekkili ve diğer müşterek kefil aleyhine İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14699 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takibe giriştiğini, takibi kesinleştirerek müvekkilinin çok sayıda taşınmazı üzerine haciz koydurduğunu, müvekkilinin de haciz ve satış baskısı altında, icra dosyası borcunu oluşturan asıl alacak ve fer'ileri toplamı 108.950,00-TL'yi, kızı ... aracılığıyla 23.10.2018 günü davalı bankaya ödediğini, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14699 sayılı dosyasının haricen tahsil ile kapandığını, dekontun açıklama kısmında da, ödemenin, müvekkilinin kefili olduğu sözleşmeden kaynaklı takip borcuna ilişkin olduğunun belirtildiğini, ödemenin müvekkilinin veya kızı tarafından ödenmiş olmasının herhangi bir etkisinin bulunmayıp, istirdat davasının davacısının, icra takip dosyasının borçlusu olan müvekkili olacağını (Yargıtay 19. HD. E: 2009/2481-K: 1830), TBK 583/1.maddenin; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. " şeklinde olduğunu, genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, TBK tarafından aranan şekil koşullarına uyulmadığının anlaşılacağını, öncelikle kefalet tarihinin belirtilmediğini, ayrıca sorumlu olunan azami miktarın ve kefalet türünü belirten "müteselsil" ibaresinin, müvekkilinin kendi el yazısıyla belirtilmediğini, sözleşmenin, müvekkili açısından geçersiz olduğunu, buradaki geçersizlikten kastın, mutlak butlan/kesin hükümsüzlük olduğunu belirterek, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14699 sayılı dosyası...