Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin üçüncü kişilere devir edildiğini, devirden sonrada çalışmanın bir süre devam ettiğini, asıl problemin ise bundan sonra başladığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında her yıl 120.000 takım üretim yapıldığını, bu üretim bir kaç yıl hep aynı miktarda yapıldığını, üretilecek olan ürünün miktarının maliyeti de etkilendiğini, üretim miktarı taraflar arasındaki yazışmadan da anlaşılacağı üzere üretilecek olan miktara göre maliyet değiştiğini, bu amaçla her yıl 120.000 takım planlaması devamlı olarak yapıldığını, filen de bu hususun gerçekleştiğini, 2013-2014-2015 yıllarında da...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2442 KARAR NO: 2023/219 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2019 NUMARASI: 2017/8 Esas, 2019/237 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 07/03/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin üçüncü kişilere devir edildiğini, devirden sonrada çalışmanın bir süre devam ettiğini, asıl problemin ise bundan sonra başladığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında her yıl 120.000 takım üretim yapıldığını, bu üretim bir kaç yıl hep aynı miktarda yapıldığını, üretilecek olan ürünün miktarının maliyeti de etkilendiğini, üretim miktarı taraflar arasındaki yazışmadan da anlaşılacağı üzere üretilecek olan miktara göre maliyet değiştiğini, bu amaçla her yıl 120.000 takım planlaması devamlı olarak yapıldığını, filen de bu hususun gerçekleştiğini, 2013-2014-2015 yıllarında da 120.000 takım üretim yapıldığını, 2016 yılında da üretime başlandığını ve 120.000 takım üretimin karşılıklı olarak planlandığını, görüşüldüğünü ve üretilmesine karar verildiğini, her sene olduğu gibi sözleşmenin ilerde imzalanması kararlaştırıldığını, 20.000 takım üretildiğini ve davalıya teslim edildiğini, bundan sonra şirketin satın alma yetkilisinin değiştiğini, müvekkilinin şirketten uygun olmayan talepte bulunduğunu, müvekkilce kabul edilmemesi üzerine de üretim için müvekkilin de bulunan kalıplar iade istendiğini, müvekkilinin kalıpları ettiğini, müvekkil bu ticari ilişkinin sona ermesi sebebi ile menfi olarak zarara uğradığını, müvekkilin sözleşmenin haksız ve hiçbir gerekçe ileri sürülmeden fesih edilmesi sebebi ile zararları olduğunu, aksine müvekkili tarafından verilen fiyat teklifi en uygun teklif iken sadece satın alma yetkilisinin taleplerine uyulmadığından sözleşme fesih edildiğini, bu zararların üç kalemden oluştuğunu, müvekkil şirketin üretim yaparak satış yapamamaktan dolayı 120.000 takımdan 100.000 takımdan elde edeceği kar miktarını elde edemediğini, bundan dolayı müvekkilin elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarı 100.000*2,83-TL olmak üzere 283.000,00-TL olduğunu, müvekkil şirket uzun süren ve talep edilen üretim ilişkisine güvenerek ve sadece davalıların talep etmiş olduğu ürünleri üretecek olan makine satın alındığını, makine satılmak istense hurda değeri ile satılabileceğini, müvekkilinin burada yaklaşık 300.000,00-TL zararı olduğunu, ancak bu zarar miktarı ilerde yapılacak olan incelemede ile netleşeceğini, bu alacak kalemi için belirsiz alacak şeklinde talepte bulunduğunu, yine davalının üretimlerini yetiştirmek ve zamanında teslim etmek amacı ile iş düzeni kurulduğunu, personel alımı ona göre yapıldığını, çalışan işçi sayısının ...