Mahkemesi: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 17/12/2019 Numarası: 2016/239 (E) - 2019/1257 (K) Davanın Konusu: Rücuen Tazminat Karar Tarihi: 24/1/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sağlık sigortası poliçesini düzenleyen davacının, trafik kazasında yaralanan dava dışı sigortalısının yaralanmasından dolayı ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 8.894,29 TL tutarındaki tedavi giderinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... Sigorta Şirketi ile mirasbırakan ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın sorumluluklarının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2020/2063 Karar No: 2023/144 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 17/12/2019 Numarası: 2016/239 (E) - 2019/1257 (K) Davanın Konusu: Rücuen Tazminat Karar Tarihi: 24/1/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sağlık sigortası poliçesini düzenleyen davacının, trafik kazasında yaralanan dava dışı sigortalısının yaralanmasından dolayı ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 8.894,29 TL tutarındaki tedavi giderinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... Sigorta Şirketi ile mirasbırakan ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın sorumluluklarının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK vekili dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, davacının sigortalısının acil sağlık hizmetinin trafik kazası nedeniyle almış olmasının, müvekkili kurumun sunulan sağlık hizmeti yönünden sorumluluğunu Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamı dışına çıkacak biçimde genişletemeyeceğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98'inci maddesinde yapılan düzenlemeyle acil olarak sundukları sağlık hizmeti nedeniyle ek ücret almaması gereken sağlık kuruluşunun sağlık hizmeti sunduğu kişiden ilave ücret alabilmesi ve özel sağlık sigortası bulunan sigortalının özel sağlık sigortasından bu bedelin tahsil edilerek SGK'den rücu edilebilmesinin amaçlanmadığını, yapılan düzenleme ile sunulan sağlık hizmetlerinin hiçbir sınırlamaya tabi olmadan müvekkili kurum tarafından karşılanacağının kabul edilmesi, ayrıca trafik kazası nedeniyle alınan ilave ücretin diğer acil hallerde alınamayacağının kabul edilmesinin açık çelişki oluşturduğu gibi sağlık hizmetinin sunulması bakımından kişiler arasında ayrıcalık oluşmasının kabul edilmesi anlamına geleceğini, bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 22/03/1944 gün ve 37 (E) - 9 (K) sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi...