6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:D avacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının davalı hesabına 4.998,00 USD depozito bedelini yatırdığını, davacının 2021 yılında kira sözleşmesine devam edilmeyeceğinin 9 Kasım 2020 tarihinde davalıya bildirildiğini, karşı tarafın ise süresinde kira fesih bildirimi yapılmadığını, bu nedenle kira sözleşmesinin 1 yıl uzadığını savunarak depozito bedelini iade etmediğini, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.000,00 TL depozito alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte talep etmiştir. Mahkemece, kira alacağına dayalı ödenen depozitonun iadesi davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Davalı vekili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1751 KARAR NO: 2023/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/858 KARAR NO: 2022/299 KARAR TARİHİ: 22/03/2022 DAVA: ALACAK KARAR TARİHİ: 01/02/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:D avacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının davalı hesabına 4.998,00 USD depozito bedelini yatırdığını, davacının 2021 yılında kira sözleşmesine devam edilmeyeceğinin 9 Kasım 2020 tarihinde davalıya bildirildiğini, karşı tarafın ise süresinde kira fesih bildirimi yapılmadığını, bu nedenle kira sözleşmesinin 1 yıl uzadığını savunarak depozito bedelini iade etmediğini, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.000,00 TL depozito alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte talep etmiştir. Mahkemece, kira alacağına dayalı ödenen depozitonun iadesi davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; taraflar arasında kiracı-kiralayan ilişkisi bulunmadığı, hizmet ilişkisi olduğu, her iki taraf tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinde kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı tespiti yapılmıştır. Davaya dayanak yapılan Ofis Servis sözleşmesinin 1.1 maddesinde, bu sözleşmenin, bir oteldeki konaklama yerlerine ilişkin bir sözleşmenin ticari eş değeri olduğu, merkezin tümü, sağlayıcının mülkiyeti ve kontrolünde kalmaya devam edeceği, müşterinin, bu anlaşmanın yerleri bakımından, müşteri lehine kullanım hakkı çıkarı, kiralık emlak veya diğer gayrimenkul çıkarı teşkil etmediği ifade edilmiştir. Hizmetler ve yükümlülükler ve hizmetlerin verilmesine ilişkin 2. Ve 3. Maddelerde; müşterinin kendisine tahsis edilen odalar için münhasır olmayan bir hakka sahip olacağı, bazen sağlayıcının eş değer büyükükte farklı olanaklar tahsisi gerekebileceği kararlaştırılmıştır. Görüldüğü üzere, sözleşmede müşteriye, kiralama hakkı vermediği, hizmetin konaklama niteliğinde olduğu gibi, münhasır kiralanan bir yer olmadığı, yer sağlayıcının eş değer nitelikte farklı odalarda değişiklik yapma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre taraflar arasında kiracı-kiralayan ilişkisi değil, hizmet ilişkisi bulunduğu, her iki taraf tacir olup, tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığı işbu davada görevli mahkeme HMK 4. maddesi uyarınca Asliyet Ticaret Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle, bu davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu halde, hukuki ilişkinin tespitinde yanılgıya düşülerek, Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle...