6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sağlık sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıların geçirmiş oldukları trafik kazası nedeniyle tedavi giderlerini karşılayarak sigortalıların haklarına halef olduğunu belirterek, dava dışı sigortalılara ödenen 111.197,16 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalı ZMMS şirketinden ve 6111 sayılı Yasa gereği sorumlu olan davalı SGK'dan sorumlu oldukları nispette tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6111 sayılı Yasa uyarınca ZMMS şirketlerinin tedavi giderlerinden sorumluluğunun kalmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, belirli alacak davasında bakiye haklar saklı kalmak kaydıyla dava ikamesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1802 KARAR NO: 2023/193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/270 KARAR NO: 2021/396 DAVA TARİHİ: 12/03/2013 KARAR TARİHİ: 28/05/2021 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 08/02/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sağlık sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıların geçirmiş oldukları trafik kazası nedeniyle tedavi giderlerini karşılayarak sigortalıların haklarına halef olduğunu belirterek, dava dışı sigortalılara ödenen 111.197,16 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalı ZMMS şirketinden ve 6111 sayılı Yasa gereği sorumlu olan davalı SGK'dan sorumlu oldukları nispette tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6111 sayılı Yasa uyarınca ZMMS şirketlerinin tedavi giderlerinden sorumluluğunun kalmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, belirli alacak davasında bakiye haklar saklı kalmak kaydıyla dava ikamesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; "...kaza tarihi 24.05.2005 olduğundan uzamış ceza zamanaşımının 24.11.2012'de sona erdiği, davanın ise zamanaşımı sona erdikten sonra 12.03.2013 tarihinde açılmış olduğu..." gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafça cevap dilekçesinin sonuç ve istem kısmında davanın zamanaşımı bakımından reddi talep edilmiş ise de dilekçe içeriğinde herhangi bir açıklama yapılmadığından, savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olan itiraza muvafakatlerinin olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davanın cezayı gerektiren eylemlerden doğduğunu, 24/05/2005 kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 60.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde davalı tarafça cevap dilekçesinin sonuç ve istem kısmında davanın zamanaşımı bakımından reddi talep edilmiş ise de dilekçe içeriğinde herhangi bir açıklama yapılmadığından, savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olan itiraza muvafakatlerinin olmadığı ifade edilmiştir. Dosya kapsamında davalı vekili tarafından sunulan 03/04/2013 havale tarihli dilekçe yukarıda özetlenmiş olup, bu dilekçesinde zamanaşımı itirazı bulunmamaktadır. -Davalı vekili tarafından sunulan bila tarihli "cevap dilekçemize ek dilekçemizdir" konulu dilekçede ise 31/05/2013 tarihli dilekçeleri ile davanın zamanaşımı yönünden reddine şeklinde talepte bulunmalarına rağmen açıklamalar bölümünde bu hus...