İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 29/11/2016 tarihinde 21.000,00.-TL miktarında borç aldığını, karşılığında müvekkili hakkındaki takibe dayanak bononun imzalanarak dava- lıya verildiğini, bu bono bedelinin 28/01/2016 tarihinde 2.010,00.-TL'sinin 22/02/2016 tari- hinde 13.100,00.-TL'sinin, 20/02/2016 tarihinde 4.900,00.-TL'sinin ve 20/11/2017 tarihinde 1.100,00.-TL'sinin ödenerek borcu ifa edildiğini, müvekkilinin imzaladığı bono üzerinde yalnızca bono bedeli ile müvekkilinin imzası olduğunu, davalının kalan kısımları kötü niyetli olarak doldurduğunu belirterek bu bonoya dayalı girişilen takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yapılan...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 25/04/2019 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2023
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 29/11/2016 tarihinde 21.000,00.-TL miktarında borç aldığını, karşılığında müvekkili hakkındaki takibe dayanak bononun imzalanarak dava- lıya verildiğini, bu bono bedelinin 28/01/2016 tarihinde 2.010,00.-TL'sinin 22/02/2016 tari- hinde 13.100,00.-TL'sinin, 20/02/2016 tarihinde 4.900,00.-TL'sinin ve 20/11/2017 tarihinde 1.100,00.-TL'sinin ödenerek borcu ifa edildiğini, müvekkilinin imzaladığı bono üzerinde yalnızca bono bedeli ile müvekkilinin imzası olduğunu, davalının kalan kısımları kötü niyetli olarak doldurduğunu belirterek bu bonoya dayalı girişilen takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yapılan ödemelerin davacının dava konusu ettiği bonoya ilişkin olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık konusu husus davacının yaptığını iddia ettiği ödemelerin takibe dayanak bono için yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde bononun 29/11/2016 tarihinde alınan borca karşılık düzenlendiğini belirtmiş ise de, bilahare verdiği dilekçe ile ödünç alma tarihini 2015 yılının sonları olarak belirtmiş ise de, iddianın genişletilmesine davalı kabul etmemiştir. Bu durumda bononun düzenleme tarihinin 26/11/2016 olduğu bono üzerinde de yazılı olduğundan ve davacının ilk dilekçesinin de bu yönde olması karşısında ve aksini yazılı delil ile ispat edememesi sebebi ile bononun düzenleme tarihinin 26/11/2016 olarak kabulü gerekmiştir. Davacının yaptığını iddia ettiği davalının da kabul ettiği ancak, başka bir borç için yapılmış ödemeler olduğunu ileri sürdüğü ödemelerden 20/11/2017 tarihli olanı dışındakiler bononun düzenleme tarihinden önce olduğundan muaccel olmamış bir borç için ödeme yapılamayacağı gerekçesi ile bu senede dayalı borcun ifası amacıyla yapılmış ödeme olarak kabul edilmemiştir. 1.100,00.-TL'lik 20/11/2017 tarihli ödeme ise, davalı her ne kadar bu ödemeyi bir başka borç için yapılmış ödeme olarak iddia etmiş ise de, davalının TBK 102. Maddesine göre birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapıldığının kabulü gerekeceğinden davalının ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının muaccel olmuş bir başka borcu olduğunu ispatlayamaması karşısında bu ödeme yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurucusu, sahibi ve mü...