DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Ltd.Şti ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmeleri kapsamında 26.03.2014 düzenleme tarihli teminat bonosunu diğer ortaklarla birlikte imzalanarak verildiğini, müvekkilinin 18.04.2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortaklığından ayrılarak payını devrettiğini ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket ortaklığından ve kefaletten ayrılma iradesinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/973 KARAR NO: 2023/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2019 NUMARASI: 2015/559 E. - 2019/522 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Ltd.Şti ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmeleri kapsamında 26.03.2014 düzenleme tarihli teminat bonosunu diğer ortaklarla birlikte imzalanarak verildiğini, müvekkilinin 18.04.2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket ortaklığından ayrılarak payını devrettiğini ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket ortaklığından ve kefaletten ayrılma iradesinin bankanın Kadıköy şubesine de bilidirildiğini, buna rağmen davalı bankaca, müvekkilinin ayrıldığı şirketin ödenmeyen kredi borcu dolayısıyla bildirimden uzun süre sonra takip başlattığını ileri sürerek, takibin tediren durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip konusu bononun banka borcu nedeniyle müvekkiline verildiğini ve bononun yasal unsurlarının bulunması nedeniyle tahsili için kambiyo takibi başlatıldığını, bono metninde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığını, süresinde borca veya senetteki imzaya itiraz edilmediğini, aval veren davacının diğer borçlularla birlikte sorumlu olduğunu, davacının sorumluluğunun sadece kefaletten kaynaklandığı kabul edilse dahi kefalet sorumluğunun devam ettiğini, kefalet sözlemesi sonrasında şirket ortaklık payının devir edilmesi ve bu devrin bankaya bildirilmesinin tek taraflı olarak kefaleti sona erdirmediğini, alacağın senede dayanması nedeniyle davacının aynı mahiyette bir delil ile borçlu olmadığını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf daha önce yetkilisi ve ortağı olduğu ... Ltd Şti ile davalı banka Kadıköy şubesi arasındaki bankacılık sözleşmeleri kapsamında 26/03/2014 tanzim tarihli teminat senedini diğer ortaklar ile imzaladığını, 18/04/2015 günü ortaklar kurulu kararı ile bu şirketten istifa ederek ortağına haklarını devrettiğini, bu durumun ticaret sicil gazetesi ile de yayınlatıldığını, aynı zamanda davalı bankanın Kadıköy şubesinede bilidirildiğini, buna rağmen davalı bankanın, kendisinin ayrıldığı şirketin ödenmeyen kredi borcu dolayısıyla bildirimden çok sonra aleyhine icra tak...