Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/12/2020 tarih ve 2020/102 E. - 2020/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı ve sahibi olduğu "..." esas unsurlu markalar bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/243 KARAR NO : 2023/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2020 NUMARASI : 2020/102 E. - 2020/354 K.
DAVACI : ... - VEKİLİ : DAVALI : ... VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/12/2020 tarih ve 2020/102 E. - 2020/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı ve sahibi olduğu "..." esas unsurlu markalar bakımından öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait bu markaların aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan markaların davalı tarafından tescil ettirildiğini, bu tescillerin de müvekkiline ait markaların toplumda edindiği bilinirlikten haksız ve hukuka aykırı surette faydalanmak amacıyla ve tamamen kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bulunan ... numaralı "..." esas unsurlu markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1(ç), 6., 7., 25. ve 26. maddeleri bakımından hükümsüzlüğüne ve markaların sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin "..." markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait markalar ile davacı markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... esas ibareli markalarının, somut bir anlam ifade eden, telaffuzu yine yazıldığı gibi gerçekleştirilen kelimelerden ibaret markalar oldukları, dava konusu edilen davalı markalarının ise ... ibaresinin İngilizce ... ve ... ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş yabancı bir sözcük markası olduğu, davalı markasında yer alan ... ibaresinin İngilizcede öncül anlamı itibariyle BÜYÜK İRİ anlamlarına gelen bir kelime iken ... ibaresinin ise TEPE TEPELEME- YIĞIN gibi anlamlara geldiği, ... ve ... şeklinde olan, Türkçe ve İngilizce dilbilgisi kuralları çerçevesinde oluşturulmuş iki kelimenin telaffuzlarının aynı olmadığı, bu iki ibarenin birbirinin tercümesi şeklinde bilinir bir ilişkisi de bulunmadığı, ... ... kavramının farklı anlamlara gelecek şekilde çevrilmesi mümkünken, ortalama bir tüketici nezdinde bu ibarenin davacı markaları ile benzer görülmesinin mümkün olmadı...