Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket olarak 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekeline sahip olduklarını, Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hangi firma ile alıcılarına sevk edildiği tespit edilemeyen 602 adet gönderinin 6475 sayılı kanunun 6. maddesinin 3. fıkrasına istinaden alıcılarına sevk edilmek üzere kendilerine teslim edildiğini, gönderilerin adreslerine sevk ve tesliminin sağlandığını, bu gönderilerden 567 adedinin davalı şirkete ait "..." gönderisi olduğunu, bu gönderiler için kabullerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/82 KARAR NO: 2023/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19.06.2019 NUMARASI: 2017/458 Esas - 2019/580 Karar DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket olarak 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekeline sahip olduklarını, Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hangi firma ile alıcılarına sevk edildiği tespit edilemeyen 602 adet gönderinin 6475 sayılı kanunun 6. maddesinin 3. fıkrasına istinaden alıcılarına sevk edilmek üzere kendilerine teslim edildiğini, gönderilerin adreslerine sevk ve tesliminin sağlandığını, bu gönderilerden 567 adedinin davalı şirkete ait "..." gönderisi olduğunu, bu gönderiler için kabullerin yapıldığı tarihte birim posta ücretinin 1,40 TL olduğunu, 6475 sayılı yasa ile tekel haklarının ihlali halinde ihlal edenin 10 kat (1,40 TL X 567 X 10 = 7.938,00 TL) cezai şart ödemesi gerektiğinin öngörüldüğünü, 6475 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren posta tekeline aykırı faaliyet gösteren davalının bu kapsamda taşıttığı gönderi adedinin tespiti ile kendilerince belirlenen ücret tarifesindeki birim fiyatın 10 katı tutarında tazminatın ve 567 adet gönderi bedelinin 10 katı oranındaki 7.938,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren ve birçok devlet kurumunun yanı sıra özel gerçek ve tüzel kişilere gönderdiği gönderilerini PTT kanalıyla gönderdiği için her yıl milyonlarca ödeme yaptığını, davacı şirket tekelindeki gönderilerin davacı şirket eliyle gönderilmesi için hassas ve titiz davrandığını, davaya dayanak 567 adet gönderinin hangi firma tarafından alıcılarına gönderildiğinin belli olmadığını, bu nedenle kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İhtilaf, 567 adet gönderinin ve başkaca gönderilerin davalı tarafından davacının tekel hakkının ihlali suretiyle başka kimseler aracılığıyla gönderilip gönderilmediğinin ispatı noktasında toplanmakta olup ihlal vakasından kendi lehine sonuç çıkaran davacı taraf ispat yükü altındadır. Mali müşavir bilirkişi ...'ten alınan 29/12/2017 tarihli rapor ile; PTT Baş Müdürlüğü'nün 03/03/2017 tarih ve ... sayılı yazısı ile davalıya ait 567 adet gönderinin ilgililerine sevk ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, 27/04/2017 tar...