DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi ve tasfiyesi- olmadığı takdirde çıkma. Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkilinin % 10 oranındaki payla davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, tarafların 14-05-2016 tarihinde imzaladıkları taahhütnamede Deniz Kuvvetlerine ait ihaleden kazanılacak bedelin daval/ şirketin hesabına yatırıldıktan sonra beş gün içinde müvekkiline 25.000.- T.L. sı ödeneceği ve hissesini davalı şirkete devredeceği konusunda anlaştıklarını, ancak işin bedelinin 03-08-2016 tarihinde davalı şirketin hesabına geçtiği halde müvekkiline...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/605 KARAR NO: 2023/168 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2019 NUMARASI: 2017/1 E. - 2019/1227 K. DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi ve tasfiyesi- olmadığı takdirde çıkma. Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili müvekkilinin % 10 oranındaki payla davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, tarafların 14-05-2016 tarihinde imzaladıkları taahhütnamede Deniz Kuvvetlerine ait ihaleden kazanılacak bedelin daval/ şirketin hesabına yatırıldıktan sonra beş gün içinde müvekkiline 25.000.- T.L. sı ödeneceği ve hissesini davalı şirkete devredeceği konusunda anlaştıklarını, ancak işin bedelinin 03-08-2016 tarihinde davalı şirketin hesabına geçtiği halde müvekkiline ödeme yapılmadığını ve hissesinin devir alınmadığını, müvekkilinin bu işin gerçekleşmesi için 09-08-2016 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiğini, davalının 19-08-2016 tarihinde keşide ettiği cevabi ihtarnamede 25.000 T.L'sini ödeyeceğini kabul ettiğini ve hisse devri işlemleri için müvekkilinin notere davet ettiğini, fakat davalının bildirdiği yere gelmediğini, müvekkilinin de davalının gelmediği hususunda 29-08-2016 tarihinde noterlikte tutanak düzenlettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 25.000.- T.L. sının tahsili için icra takibi başlattığını, fakat davalının itiraz ettiğini, davacının iyi niyetle yaklaşma çabalarının bir işe yaramadığını, davalı şirket yetkilisi ... ve diğer ortak ile kavga boyutuna varan tartışmalara girildiğini, müvekkilinin küfürlü hakarete uğradığını, şirketten bilgi alma hakkının engellendiğini, güven ilişkisinin zedelendiğini, ortaklığa devam etme imkânının kalmadığını iddia ederek; davalı şirketin feshine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına, % 10 oranındaki payına karşılık anlaşılan 25.000 TL'sinin 03.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; taraflar arasında imzalanan 14.05.2016 tarihli protokol ile davacının % 10 oranındaki hissesine karşılık 25.000 TL'si ödeneceğinin kararlaştırıldığı hususun doğru olduğunu, bunun dışında aynı tarihte imzalanan bir başka ile protokol ile de proje yönetim hizmet bedeli olarak 35.000 TL'si ödeneceğinin de kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki ihtilâfın ikinci protokol ile başladığını, bunun tahsili için icra takibi yapmasının dava konusu olayı körüklediğini, iş bedelinin müvekkilinin hesabına geçtikten sonra davacıya ödeme yapılacağı konusunda anlaşılmış olmasına rağm...