İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MAhkemesinin 12/10/2022 tarihli 2022/36 Esas ve 2022/50 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tanınmış marka sahibi olduklarını, 105979 nolu "..." markasının 23/11/2007 tarihli Türk Patent kararı ile tanınmışlığının tespit edildiğini, davalının ise, 2012/39317 nolu markayı 19. sınıfta 20/03/2013 tarihinde tescillediğini, müvekkilinin tanınmışlığından yararlandığını, marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek, davalı markasının hükümsüz kılınmasını, terkin edilmesini dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2076 KARAR NO : 2022/2123
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2018 (Dava) - 12/10/2022 (Karar) NUMARASI : 2022/36 Esas - 2022/50 Karar DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü BAM KARAR TARİHİ : 29/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MAhkemesinin 12/10/2022 tarihli 2022/36 Esas ve 2022/50 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tanınmış marka sahibi olduklarını, 105979 nolu "..." markasının 23/11/2007 tarihli Türk Patent kararı ile tanınmışlığının tespit edildiğini, davalının ise, 2012/39317 nolu markayı 19. sınıfta 20/03/2013 tarihinde tescillediğini, müvekkilinin tanınmışlığından yararlandığını, marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek, davalı markasının hükümsüz kılınmasını, terkin edilmesini dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başka bir sektörde faal olduğunu, plastik yüzer platform ve kanolar alanında kendi müşteri kitlesini oluşturduğunu, "...com.tr" web sitesi bulunduğunu, 2005 yılında kurularak bugünkü haline geliştiğini, o tarihte davacının markasının tanınmış statüsünün bulunmadığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, dava hakkının düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''... dosya rapor aldırılmak üzere aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik heyete tevdii edilerek rapor aldırılmıştır. Söz konusu rapor da; davacının 2000/07481 numaralı markası ile davalı adına tescilli 2012/39317 başvuru numaralı markası arasında sınıfsal açıdan farklılık bulunduğu, hükümsüzlüğe esas iltibas değerlendirmesinde bu hususun dikkate alınamayacağı, 556 Sayılı KHK madde 8/1- b ve 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddeleri kapsamında davalıya ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davacının otomotiv (otobüs, midibüs) sektöründe tanındığı, taraf markalarının genel görünüm, biçim, bıraktıkları izlenim hususlarında bünyelerinde yer alan ürünlerin ve hizmetlerinin potansiyel müşteriler nezdinde karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede benzer bulunmadığı, potansiyel müşteri kitlelerinin farklı olduğu ve her iki işletmeyi karıştırmayacağı, bu nedenlerle potansiyel müşteri kitlesinin tarafların ürün ve hizmetleri arasında bağlantı kurması ve bu bağlantının yaratacağı etki ile satın alma tercihlerine yön vermeyeceği, bu halin ise tanınmış markadan haksız yararlanma veya tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedeleme, tanınmış markanın itibarına zarar verme neticelerini doğurmayacağı, tüm bu nedenler...