MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/06/2022 NUMARASI: 2022/110 (E) - 2022/466 (K) DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 31/01/2023 Taraflar arasında görülen davada verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... - ... - ... - ... Esas sayılı dosyaları üzerinden gönderilen ... ve ... haciz ihbarnamelerinin muhtara tebliğ edilmiş olması nedeniyle haberdar olunmadığından ötürü itiraz edilemediğini, müvekkilinin takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takiplerine konu borçtan müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı vekili davaya cevabında, 3. haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 6 ay...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/2712 KARAR NO: 2023/167 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/06/2022 NUMARASI: 2022/110 (E) - 2022/466 (K) DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 31/01/2023 Taraflar arasında görülen davada verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... - ... - ... - ... Esas sayılı dosyaları üzerinden gönderilen ... ve ... haciz ihbarnamelerinin muhtara tebliğ edilmiş olması nedeniyle haberdar olunmadığından ötürü itiraz edilemediğini, müvekkilinin takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek icra takiplerine konu borçtan müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı vekili davaya cevabında, 3. haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 6 ay geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafa tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle ispat yükünün davacı tarafta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın, 15 günlük yasal süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile davanın genel hükümlere göre açılan menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, dolayısıyla hak düşürücü süreye tabi olmadığını, müvekkilinin çok sonradan haberdar olduğu icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığı iddiasıyla işbu davanın açıldığını, dolayısıyla davanın herhangi bir süreye tabi olmadığını, kaldı ki icra müdürlüğünden gönderilen tebligatların tamamının Tebligat Kanununa aykırı olduğunu belirterek istinafen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Dava, İİK'nın 89. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İcra İflas Kanununun 89/3. maddesinin, İİK 72 ve HMK'nın 106. maddelerine nazaran daha özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bir başka ifadeyle, yasa koyucu tarafından bu meselede genel hükümlerden ayrılınarak haciz ihbarnameleri tebliğine bağlanan borcun zimmetinde sayılmasına ilişkin sonucun ortadan kaldırılabilmesi için açılacak menfi tespit davasında, hak düşürücü süre öngörüldüğü ve bu süre içerisinde dava açılmaması durumunda 3. şahsın ancak ödeyeceği paranın istirdadını isteyebileceği hususunun düzenlendiği, dolayısıyla borç zimmetinde sayılan davacının, hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra genel hükümlere dayalı menfi tespit davası açma hakkı bulunmayıp, ancak borcu ödediği takdirde ona karşı istirdat davası açmak hakkı bulunduğu, dolayısıyla bu yöne ilişkin istinaf itirazında isabet bulunmadığı görülmektedir. Ancak, davanın hukuki daya...