MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2021/349 (E) - 2021/1157 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 23/6/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı 3'üncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 89'uncu maddesinde öngörülen yaralama suçunu oluşturan eylem...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/434 KARAR NO: 2022/1207 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2021/349 (E) - 2021/1157 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 23/6/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacının, gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı 3'üncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 89'uncu maddesinde öngörülen yaralama suçunu oluşturan eylem nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 72'nci maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, kaldı ki bu olayın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için öngörülen 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ZMSS kapsamında ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tazmini için zamanaşımının üçüncü kişiye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren başladığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: 3/12/2017 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle zarar gören dava dışı üçüncü kişiye son ödemenin yapıldığı 22/3/2018 günü itibarıyla toplam 12.711,72 TL ödeyen ZMSS sigortacısı davacının, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla 7/1/2019 tarihinde icra takibine başvurduğu, eldeki itirazın iptali davasının ise 27/5/2021 günü açıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Somut uyuşmazlık yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde, eldeki davanın TBK'nin 154'üncü maddesinin 1'nci fıkrasının 2'nci bendinde öngörülen zamanaşımını kesen son işlem olan alacağın tahsili amacıyla icra takibine başvurulduğu 7/1/2019 gününden itibaren, KTK'nin 109'uncu maddesinin 4'üncü fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 27/5/2021 günü açıldığı; davalının ise 5/6/2021 günü tebliğ olunan dava dilekçesine karşı, cevap süresinin 2 hafta uzatılmasına ilişkin 16/6/2021 tarihli ara kararında öngörül...