Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkide müvekkili tarafından düzenlenen 5 adet kur farkı faturasının davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturalara yasal sürede itiraz etmediğini, ancak bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına,müvekkili davacı lehine %20 orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; icra takibinin yetkili olmayan icra dairesince yapıldığını, taraflar arasında kur farkına ilişkin uygulama veya yazılı anlaşma bulunmadığını, buna rağmen davacının iki adet kur farkı faturası...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/979 KARAR NO: 2023/9 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2020 NUMARASI: 2018/690 Esas - 2020/176 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/01/2023 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkide müvekkili tarafından düzenlenen 5 adet kur farkı faturasının davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturalara yasal sürede itiraz etmediğini, ancak bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına,müvekkili davacı lehine %20 orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; icra takibinin yetkili olmayan icra dairesince yapıldığını, taraflar arasında kur farkına ilişkin uygulama veya yazılı anlaşma bulunmadığını, buna rağmen davacının iki adet kur farkı faturası düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, davacının talebi üzerine bu iki faturanın müvekkili defterlerine kaydedilip iade faturası düzenlendiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini, dava konusu diğer üç faturanın ise müvekkiline gönderilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, müvekkilinin takip öncesi temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının işlemiş faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddine ve %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ilk olarak 05/12/2017 tarihli kararla davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMKnun 10. ve TBK'nun 89.maddesi gereğince yerinde görülmediği, kur farkı faturalarının bir kısmının davalı defterlerinde dahi kayıtlı olduğu, taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesine ilişkin teamül oluştuğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 52.750,77-TL alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 52.750,77- TL asıl alacak yönünden devamına, fazla istemin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine, davadan sonra yapılan 16.761,03- TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.Kararın davalı tarafça istinafı üzerine, Dairemizin 01/11/2018 tarihli 2018/267 E. 2018/1361 K. Sayılı kararıyla, kur farkı alacağının talep edilebilmesi için sözleşmede bu konuda hüküm bulunması ya da akdi ilişkinin yabancı para borcu üzerinden kurulması gerektiği, kur farkının talep edilebilmesinin mümkün görülmesi halinde kur farkı faturalarının yasal dayanağı olan tüm faturaların celbedilmesi gerektiği, ödemelerin çekle yapılmış olması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı,...