MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 12/02/2019 NUMARASI: 2018/301 E. - 2019/63 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/10/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ..." ve ...' markalarının yazı ve/veya şekil markası ve tasarımlar olarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olarak koruma altında bulunduğunu, davacıya marka ve tasarımların üretim ve lisans verme yetkisinin de münhasıran davacı şirkete ait olduğu halde davalının hukuka aykırı olarak üretilmiş olan taklit ürünleri satışa sunduğunu, bu hususun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2015/358 E. ve 2016/119 K. sayılı dosyasında yargılama yapılarak, davalının suçunun sabit görüldüğünü...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1359 KARAR NO: 2022/1482 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 12/02/2019 NUMARASI: 2018/301 E. - 2019/63 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/10/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ..." ve ...' markalarının yazı ve/veya şekil markası ve tasarımlar olarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olarak koruma altında bulunduğunu, davacıya marka ve tasarımların üretim ve lisans verme yetkisinin de münhasıran davacı şirkete ait olduğu halde davalının hukuka aykırı olarak üretilmiş olan taklit ürünleri satışa sunduğunu, bu hususun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2015/358 E. ve 2016/119 K. sayılı dosyasında yargılama yapılarak, davalının suçunun sabit görüldüğünü ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davalının düşük kalite ve düşük fiyattaki ürünleri satışa arz ederek, yaptıkları eylemin suç olduğu bilinciyle genellikle faturasız satış yaparak, davacı şirket ile iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde TTK 54 vd. hükümleri kapsamında haksız rekabet içine girdiğini, aynı zamanda faturasız satışları ile devleti de ciddî derecede vergi kaybına uğrattığını, davacının kendi lisanslı satış mağazalarında belirlenen konseptten uzak, farklı müşteri portföyleriyle mütecavizler aracılığıyla ticari ağı da bozduğunu, davacının marka hakkına karşı yapılan bu tecavüzün manevi tazminatı gerektirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesi ile ürünlerin taklit olduğunun ceza yargılamasında görülen ve sonuçlanan davada alınan raporlarla da sabit olduğunu, düşük kaliteli ürünlerin marka sahibi açısından markanın haksız sömürüsü ve bir yandan da itibar kaybı anlamına geldiğini, bu türden ürünlerin yaygınlaşması markanın imajını zedelemekte ve itibar kaybına yol açmakta olduğunu, ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu sebeple ayrıca tazminat islenebilir düzenlemesi karşısında davacının itibar tazminatına da hak kazandığını, bu sebeple 4.000,00 TL manevi tazminatın ve 1.000,00 TL itibar tazminatının 24/6/2015 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı beyanında; Davacının talep ettiği tazminatı ödeme gücü bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Somut dava dosyasında incelenen deliller ve somut olayın özelliği nazara alındığında davalının tacir olarak işletme işlettiği, davacının...