DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/09/2020 tarih ve 2019/436 Esas - 2020/163 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 1957den beri pompa üretimi sektöründe Türkiyede faaliyet gösteren öncü şirketlerden biri olduğunu ve adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise... sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/1646 KARAR NO : 2022/1388 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2020 NUMARASI : 2019/436 E. - 2020/163 K.
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/09/2020 tarih ve 2019/436 Esas - 2020/163 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 1957den beri pompa üretimi sektöründe Türkiyede faaliyet gösteren öncü şirketlerden biri olduğunu ve adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise... sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilinin "..." ibareli markaları ile dava konusu başvurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, dava konusu başvurunun, tüketicilerce müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığını, bu benzerliğin karıştırılmaya yol açacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde davacının haksız avantaj sağlayacağını ve müvekkili markalarının itibarının ve ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, öte yandan "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDKin 2019-M-8144 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş ise dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, ortalama bir tüketicinin karşılaştırılan markaları benzer bulmasının mümkün olmadığını, müvekkili başvurusunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, bu durumda da taraf markalarında yer alan logoların birbirinden farklı olduğunun görüleceğini, dava konusu edilen marka başvurusunda geçen ... kelimesinin herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olduğunu, nitekim piyasada da bu ibareyi markası içinde kullanan pekçok firma bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DER...