Mahkemesi: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 27/12/2019 Numarası: 2018/895 (E) - 2019/1567 (K) Davanın Konusu: Maddi tazminat Karar Tarihi: 8/11/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 900,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 9.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 9.900,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Ticaret AŞ vekili dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunun benimsenebilecek nitelikte olmadığını, kazaya neden olan cihaz her ne kadar beton mikseri olarak tanımlanmış ise de inşaat alanında yer boşaltmak için kısa...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2020/2214 Karar No: 2022/1968 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 27/12/2019 Numarası: 2018/895 (E) - 2019/1567 (K) Davanın Konusu: Maddi tazminat Karar Tarihi: 8/11/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 900,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 9.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 9.900,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Ticaret AŞ vekili dilekçesinde özetle; hükme dayanak bilirkişi raporunun benimsenebilecek nitelikte olmadığını, kazaya neden olan cihaz her ne kadar beton mikseri olarak tanımlanmış ise de inşaat alanında yer boşaltmak için kısa süreliğine hareketsiz durumda bırakılan önlem olarak da başında görevli bulunan şap dökme cihazı olduğunu, görevlilerin bağırmasına karşın elindeki cep telefonuyla ilgilenen davacının uyarıları duymadığını, bu nedenle raporda belirtilen kusur oranının hatalı olduğunu, olayda aracın sadece sağ dikiz aynasının hasar gördüğünü, kaza ile iddia olan hasarlar arasında nedensellik bağı kurulamayacağını, sadece sağ dikiz aynası hasar gören aracın değer kaybının da buna göre hesaplanması gerektiğini, bu hasara göre beş günlük mahrumiyet süresinin kabul edilemeyeceğini, mahrumiyet bedelinin saptanmasında araç kiralama şirketlerinin kiralama bedellerinin dikkate alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/11/2019 tarihli raporda; dava dışı sürücünün yönetimindeki araç ile davalıya ait şap cihazının kaza sırasındaki konumları ve davacıya ait araç sürücüsünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının; eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, yasal dayanaklarıyla birlikte, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusura ilişkin raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Olaydan sonra, sigorta ekspertiz şirketi tarafından düzenlenen 12/12/2017 tarihli raporda kaza nedeniyle hasar gören davacıya ait araçta değişen parçalara ve onarımının yapıldığı yere ilişkin bilgilere yer verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasar gören araca ait fotoğrafta ...