Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı davacı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin idareden Tekirdağ'ın Saray İlçesi'ne Gençlik Merkezi yapılmasına ilişkin ihale usulüyle proje aldığını, ardından da davalı şirket ile projede yer alan kamu binasına ait işlerin yapılması amacıyla 02/04/2021 tarihli yapım sözleşmesini imzaladığını, sözleşme gereğince davalı taşeronun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2139 KARAR NO: 2022/1425 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI: 2021/838 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 13/09/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan kar mahrumiyeti alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı davacı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin idareden Tekirdağ'ın Saray İlçesi'ne Gençlik Merkezi yapılmasına ilişkin ihale usulüyle proje aldığını, ardından da davalı şirket ile projede yer alan kamu binasına ait işlerin yapılması amacıyla 02/04/2021 tarihli yapım sözleşmesini imzaladığını, sözleşme gereğince davalı taşeronun sözleşme kapsamında üstlendiği işi 10/08/2021tarihine kadar bitirmeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ancak sözleşmenin imzalanmasının ardından Haziran ayında herhangi bir sebep göstermeksizin işi durdurduğunu, yarım bırakılan mevcut işin yapımının bitirilmesi ve müvekkiline eksiksiz teslim edilmesi hususunda herhangi bir çalışma yapmadığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, manevi olarak da oldukça yıpranan müvekkilinin dava konusu işin yapılmaması sebebiyle diğer şantiyelerine maliyet yetiştiremediğini ve kar kaybına uğradığını, müvekkilinin İdare'ye olan sorumluluğunu yerine getirmek adına yeni şantiyesine başlayacak maddi imkanlarını tükettiğini ileri sürerek öncelikle teminatsız, aksi halde mahkeme tarafından takdir edilecek bir teminat karşılığında davalı tarafın malvarlığı üzerine 3. şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL kâr kaybı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 31/01/2022 tarihli ara karar ile; HMK'nın 389/1. uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davanın konusunun alacak talebine ilişkin olduğu ve davalının malvarlığının uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkeme ara kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 13/04/2022 tarih, 2022/1061 Esas, 2022/769 Karar sayılı kararı ile; somut olayda mahkemece öncelikle davacı vekilinin talebi açıklattırılarak, talebinin ihtiyati haciz mi, yoksa ihtiyati tedbir mi olduğunun belirlenmesi, akabinde de, ihtiyati tedbir için HMK'nın 389. maddesi, ihtiya...