DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırma neticesinde icra takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin 22.02.2017 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini öğrendiğini ancak kapısına haber kağıdı bırakılmadığından müvekkilinin anılan takipten 01.03.2017 tarihinde haberdar olduğunu ve süresi içinde icra takibine itiraz edemediğini, bu sebeple müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davayı açmak zorunda kalındığını, davacının davalı tarafa herhangi bir borcunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1475 KARAR NO: 2022/1795 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2019 NUMARASI: 2017/264 E. - 2019/389 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırma neticesinde icra takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin 22.02.2017 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini öğrendiğini ancak kapısına haber kağıdı bırakılmadığından müvekkilinin anılan takipten 01.03.2017 tarihinde haberdar olduğunu ve süresi içinde icra takibine itiraz edemediğini, bu sebeple müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davayı açmak zorunda kalındığını, davacının davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafın müvekkili aleyhine açmış olduğu icra takibinin dayanağının cari hesap alacağı olduğu belirtilmiş olsa da taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının önüne geçmek adına 2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesi gereği icra müdürlüğü veznesindeki paranın davalıya ödenmesinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine tazminata karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası el konulan ve kayyum olarak TMSFnin atandığı şirketlerden olduğunu, bugün itibariyle yönetim tasarruf mevduatı sigorta fonu tarafından atanan kayyum heyeti tarafından yürütüldüğünü, bu işlemlere ilişkin hükümetin çıkarmış olduğu KHK'larda yer alan düzenlemelere göre ilgili davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı borçlu aleyhine davalı alacaklının giriştiği icra takibinde her hangi bir tarih belirtilmeksizin cari hesap alacağından kaynaklı asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte girişilen icra takibine davacı borçlunun davalı ile ticari ilişkisi mevcut bulunmadığı ve böyle bir borcun bulunmadığından bahisle açtığı davada, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için yazılan talimata cevap verilmediği ve incelenmek için ticari defterlerin hazır edilmediği, d...