Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında ... Bank tarafından genel kredi sözleşmesi ve ihtarname dayanak gösterilerek icra takibine geçildiğini, genel kredi sözleşmesinde ... San. Ltd. Şti nin asıl borçlu, ... ve ...nin kefil olduklarını, davacının ise ipotek veren malik olduğu ve ihtarnamenin davacıya çekilmediğini, ... imzasına yapıldığını davacının ihtar içeriğinden haberdar olmadığını, davacının genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmamasına, kefil olmamasına rağmen hakkında kredi borcunun tümü için icra takibine gidildiğini oysa ipotek sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilebileceğini belirterek davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davacı hakkındaki icra takibinin tedbiren durdurulmasını, davacının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1778 KARAR NO: 2022/1849 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/04/2022 NUMARASI: 2021/306 E. - 2022/277 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında ... Bank tarafından genel kredi sözleşmesi ve ihtarname dayanak gösterilerek icra takibine geçildiğini, genel kredi sözleşmesinde ... San. Ltd. Şti nin asıl borçlu, ... ve ...nin kefil olduklarını, davacının ise ipotek veren malik olduğu ve ihtarnamenin davacıya çekilmediğini, ... imzasına yapıldığını davacının ihtar içeriğinden haberdar olmadığını, davacının genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmamasına, kefil olmamasına rağmen hakkında kredi borcunun tümü için icra takibine gidildiğini oysa ipotek sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidilebileceğini belirterek davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davacı hakkındaki icra takibinin tedbiren durdurulmasını, davacının taşınmazlarının satılması halinde satım bedelinin davacı bankaya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini, davacının borçlu olmadığının banka yönetimi tarafından bilinmesine rağmen haksız olarak kötüniyetle yapılan takip sebebi ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı banka ile ... Ltd. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını,... ve ... tarafından kefil sıfatı ile sözleşmenin imzalandığını, davacının ise kredi teminatı olarak gayrimenkulü üzerinde banka lehine ipotek koyduğunu, krediden kaynaklanan borcun katı için ihtarname çekilerek tüm borçlulara ihtarname tebliğ edildiğini, ödenmeme üzerine hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile tahsil için davacıya hem de asıl borçlu ile davacının daralarında bulunduğu kefillere ilamsız takip yoluna gidildiğini, davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun ve reddi gerektiğini çünkü davacının imzalamış olduğu resmi ipotek senedinin 5.maddesinde ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu kabul ettiğini, BK m. 484 uyarınca da ipotek limiti olan 120.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun olduğunu, davacının ipotek senedi 5.maddesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olması sebebi ile borçtan sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibi üzerine kefil tarafından alacaklı banka aleyhine açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takipte 97.532,68 TL asıl alacak, 456.217,49 TL işlemiş faiz,...