DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (ZMSS Genel Şartları'na Aykırılık Kapsamında) KARAR TARİHİ : 15/03/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; ZMS sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı aracın kasko sigortacısına ödenen araç hasar tazminatının, ZMSS Genel Şartları'na aykırılık kapsamında, ZMS sigortalısı davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun, tamamen kaza tespit tutanağı esas alınarak düzenlendiğini, araç sürücüsüne...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2019/5106 KARAR NO : 2022/469 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2019 NUMARASI : 2018/415 Esas - 2019/1025 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (ZMSS Genel Şartları'na Aykırılık Kapsamında) KARAR TARİHİ : 15/03/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık; ZMS sigortacısı olan davacı tarafından, dava dışı aracın kasko sigortacısına ödenen araç hasar tazminatının, ZMSS Genel Şartları'na aykırılık kapsamında, ZMS sigortalısı davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun, tamamen kaza tespit tutanağı esas alınarak düzenlendiğini, araç sürücüsüne atfedilen olay yeri terk iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, zarar bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin değerlendirme ve hesaplamalarına katılmanın mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağının aksinin tanık beyanıyla ispatlandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: ZMSS Genel Şartları B.4.f maddesinde,"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigortacının, sigortalıya rücu edebileceği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; trafik kazası tespit tutanağına göre; davacı nezdinde 25/11/2015 başlangıç tarihli ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ve kazaya karışan davacıya ait aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği anlaşılmıştır. Buna göre davalının, trafik kazası sonrasında zorunlu bir hal bulunmadığı halde olay yerini terk ettiği sabit olmuş, böylece davalı haksız fiil failinin/işletenin doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği ve dolayısıyla rücu koşullarının oluştuğu hususlarının ispat yükü sigortacı üzerinde olmaktan çıkmış, ispat yükünün yer değiştirerek davalının üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Bu bağlamda davalının, Genel Şartlar'da öngörülen yükümlülüğünü getirdiğini ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı kabule şayan görülmemiştir. Mahkemece karara dayanak yapılan 28/06/2019 tarihli bilirkişi ra...