Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/374 · K. 2021/742
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/374 K. 2021/742

E. 2020/374K. 2021/74214 Haziran 2021
itirazın iptalialacağın tahsiliicra inkar tazminatıilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıistinaf yolutazminatistinaf başvurusunun kabulüeksik incelemebilirkişi incelemesisatışın durdurulmasıyasal süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3302 D.İş sayılı dosyasından verilen 28/07/2016 tarihli kararla CMK 133/1 maddesi gereğince şirkete kayyum atandığı, 674 sayılı KHK ile kayyumluk yetkisinin TMSF'ye devdedildiği, şirket hesaplarında yapılan araştırma neticesinde şirket pay sahibi ve ... temsil ile yönetim kurulu üyesi olan davalının cari hesapta şirkete 5.596.036,26 TL borcunun olduğunun anlaşıldığı, şirket hesaplarından 2014 yılından devreden 488.147,92 TL borcuna ilaveten 2015 ve 2016 yıllarında muhtelif tarihlerde toplam 4.791.798,55 TL'nin şirket hesabından davalı tarafa gönderildiği,...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/374 KARAR NO : 2021/742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2019 NUMARASI: 2017/1021 Esas - 2019/49 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/06/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3302 D.İş sayılı dosyasından verilen 28/07/2016 tarihli kararla CMK 133/1 maddesi gereğince şirkete kayyum atandığı, 674 sayılı KHK ile kayyumluk yetkisinin TMSF'ye devdedildiği, şirket hesaplarında yapılan araştırma neticesinde şirket pay sahibi ve ... temsil ile yönetim kurulu üyesi olan davalının cari hesapta şirkete 5.596.036,26 TL borcunun olduğunun anlaşıldığı, şirket hesaplarından 2014 yılından devreden 488.147,92 TL borcuna ilaveten 2015 ve 2016 yıllarında muhtelif tarihlerde toplam 4.791.798,55 TL'nin şirket hesabından davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafından yapılan bir ödemenin olmadığı, davalının TTK358. maddesi, pay sahiplerinin, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz, hükmüne aykırı olarak şirkete borçlandığı, şirket alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının icra dosyasındaki itirazının iptaline takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında Florya'da yapılan inşaat işine ilişkin bir ortaklığın bulunduğu, davacı şirkete el konulup kayyum atanmasından sonra bitmiş olan projedeki satışların durdurulması nedeniyle davacıya olan borcun ödenemediği gibi müvekkilinin alacaklı olmasına rağmen borçlu duruma düştüğü, ticaret alanında ortak iş yapan ortakların birbirinden borç alabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 5.596.036,26 TL alacaklı olduğunun saptandığı, takipten önce temerrüt olmadığından takibe kadar işlemiş faiz isteminin yerinde bulunmadığı, davalının da borcun varlığını inkar etmediği gerekçesiyle davanın takipte istenen asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı ,davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili 28/10/2019 tarihli istinaf dilekçesiyle; inşaat piyasasında davacı ile müvekkili arasındaki gibi bir çok ortaklığın bulunduğu, yapılan or...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 133

Şirket yönetimi için kayyım tayini

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 222

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 355

İncelemenin kapsamı

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 358

II - Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/374 · K. 2021/742

14 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2020/378 · K. 2021/734

7 Temmuz 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/367 · K. 2021/746

14 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/397 · K. 2021/778

21 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/379 · K. 2021/849

3 Haziran 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2020/371 · K. 2021/739

7 Temmuz 2021