Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile 24.09.2008 tarihinde taşıma işi yapmak üzere anlaştığını, bu anlaşmaya göre davalıya ait bir vinç taşıma işinin yapılacağı yerde bulunacak ve taşımaya konu ekipmanların TIR'a yüklenilmesi işini gerçekleştireceğini, davalıya ait vincin belirtilen tarihte taşıma işini yapmak üzere müvekkile ait ekipmanın bulunduğu antrepoya geldiğini, vincin ekipmanı yüklemek üzere kaldırdıktan sonra taşıyıcı halatların çıkması sonucu müvekkile ait ekipmanların yere düştüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL'lik alacağın işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili,müvekkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1644 KARAR NO: 2021/1373 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2021 NUMARASI: 2020/721 Esas - 2021/375 Karar DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/09/2021 Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile 24.09.2008 tarihinde taşıma işi yapmak üzere anlaştığını, bu anlaşmaya göre davalıya ait bir vinç taşıma işinin yapılacağı yerde bulunacak ve taşımaya konu ekipmanların TIR'a yüklenilmesi işini gerçekleştireceğini, davalıya ait vincin belirtilen tarihte taşıma işini yapmak üzere müvekkile ait ekipmanın bulunduğu antrepoya geldiğini, vincin ekipmanı yüklemek üzere kaldırdıktan sonra taşıyıcı halatların çıkması sonucu müvekkile ait ekipmanların yere düştüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL'lik alacağın işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili,müvekkili şirketin 24.09.2008 tarihinde davacı şirketle yapmış olduğu bir anlaşma bulunmadığını, davacının iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gereken iddialardan olduğunu, davanın süresinde açılmadığından iddiayı kesinlikle kabul etmemekle birlikte zamanaşımına uğradığını, ayıp iddiasına ilişkin ihtarın söz konusu olmadığını, davalının davacı antreposuna gitmediğinden taşıyıcı halatın kopması gibi bir durumda da söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, dava dilekçesinden davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı, ayrıca davacıya Mahkememizce 22/12/2020 tarihli tensip tutanağının (19) numaralı ara kararı ile arabulucuk tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, tensip tutanağının davacı vekiline 28/12/2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın davacı vekilinin ara kararı yerine getirmediğinin anlaşıldığı ve dava konusu tazminat talebi bakımından zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu , bu husus dava şartı olup, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dava, haksız fiile dayalı uğramış oldukları zarara ilişkin olduğu, 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A belirtilmiş olan arabuluculuk şartı taşıyan dava niteliğinde olmadığı, zararın miktarı bakımından herhangi tespit bulunmadığı, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlard...