DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için başlatıkları icra takibine, davalının itirazı sonucu durduğunu, müvekkilinin kendisine gönderilen ürünlerin parasını peşin olarak davalıya ödediğini, davalının miadı dolmuş ilaçlar gönderdiğinin eposta yazışmaları ve Bolu 2. SHM'nin 2015/12 D.İŞ sayılı dosyasıyla yapılan tespitle ortaya çıkarıldığını belirterek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya 09/03/2015 tarihli fatura ile...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/734 Esas KARAR NO: 2021/2039 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2018 NUMARASI: 2016/1029 E., 2018/1166 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için başlatıkları icra takibine, davalının itirazı sonucu durduğunu, müvekkilinin kendisine gönderilen ürünlerin parasını peşin olarak davalıya ödediğini, davalının miadı dolmuş ilaçlar gönderdiğinin eposta yazışmaları ve Bolu 2. SHM'nin 2015/12 D.İŞ sayılı dosyasıyla yapılan tespitle ortaya çıkarıldığını belirterek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya 09/03/2015 tarihli fatura ile anlaşmaya konu sağlık ürünlerinin gönderildiğini, bu ürünlerin raf ömrünün üretici firma tarafından 36 ay olarak uzatıldığını, fatura tarihinde ürünlerin miadının dolmuş olmasının söz konusu olmadığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya ürünlerin 09/03/2015 tarihinde adresine gönderildiğini ve davacının tespit işlemini 20/08/2015 tarihinde yaptırdığını, TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince davacının iki ve sekiz günlük yasal sürelerde müvekkiline ayıp ihbarı yapmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; "talebin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali olduğu, davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşme aykırılık nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın davalı tarafça, davacıya gönderilen ilaçların son kullanma tarihinin geçip geçmediği, buna ilişkin süresi içerisinde davacı tarafça ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı noktasında olduğu, davacı tarafın defterlerine ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafça ürünlerin 09/03/2015 tarihinde teslim alındığı, ürünlerin iadesine ilişkin herhangi bir ihtarname, fatura veya defter kaydının bulunmadığının tespit edildiği, TTK'nın 23.maddesinin 1. Fıkrasındanan (c) .bendinde " Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." düzenleme...