Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin konfeksiyon üretimi yaptığını, bu kapsamda 12/12/2015 ve 23/12/2015 tarihli irsaliyeli faturalarda belirtilen 799 adet ve 827 adet ürünü yıkama işlemi için davalıya teslim ettiğini, teslim edilen 827 adet ürünün yıkama ve taşlama işleminde gerekli dikkat ve özen gösterilmediğinden bu ürünlerin satılamayacak derecede yıpranarak renk bozukluğu ve ağır defolu kusurlar meydana geldiğini, ürünler üzerinde analiz yaptırıldığını, ürünlerde üretim hatası bulunmadığının ve defoların hatalı yıkama işleminden kaynaklandığının, yıkama nedeniyle mukavemet kaybı ve yırtılmalar oluştuğu, bunların...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/397 KARAR NO: 2021/2070 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2018 NUMARASI: 2016/646 Esas, 2018/702 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 09/11/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin konfeksiyon üretimi yaptığını, bu kapsamda 12/12/2015 ve 23/12/2015 tarihli irsaliyeli faturalarda belirtilen 799 adet ve 827 adet ürünü yıkama işlemi için davalıya teslim ettiğini, teslim edilen 827 adet ürünün yıkama ve taşlama işleminde gerekli dikkat ve özen gösterilmediğinden bu ürünlerin satılamayacak derecede yıpranarak renk bozukluğu ve ağır defolu kusurlar meydana geldiğini, ürünler üzerinde analiz yaptırıldığını, ürünlerde üretim hatası bulunmadığının ve defoların hatalı yıkama işleminden kaynaklandığının, yıkama nedeniyle mukavemet kaybı ve yırtılmalar oluştuğu, bunların sebebinin yıkama işlemi olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin defalarca davalıya başvurmasına rağmen zararının giderilmediğini, en son 08/04/2016 tarihli ihtarname ile zararın giderilmesinin talep edildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, 32.940,70 TL tazminatın en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekili bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde, davaya konu ürünleri usulüne uygun şartlarda yıkayarak teslim ettiğini, bu nedenle kusurlu bir işlemi bulunmadığını, ürünlerdeki ayıbın yıkama işleminden kaynaklandığı hususunda sunulan delillerin inandrııcı olmadığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucunda hatalı olarak düzenlendiğini, ayıbın kendilerine yasal süresinde bildirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 13/07/2018 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi tarafından tespit edilen 14.952,58 TL yönünden takas ve mahsup talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davaya konu 827 adet ürünün yıkama işleminin de davalı tarafından gerçekleştirildiği, ancak yıkama işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle davacıya ait ürünlerde hasar ve ayıp oluştuğu, söz konusu oluşan ayıpta gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalının sorumlu olduğu, bu kapsamda bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere 827 adet ürünün oluşan hasar bedelinin 28.945,00 TL olduğu, ürünün bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen 2.481,00 TL hurda bedelinin düşülmesi sonucunda davacının talep edebileceği tazminat tutarının 26.464,00 TL olduğu, ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan alacaklı bulunduğu 14.952,58 TL tutarın mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği nihai ta...