Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 16/03/1992 tarihinde davalı bankanın Esenler/İstanbul Şubesinden ... hesap numarası ile vadesiz hesap açtırdığını ve yine aynı tarihte açmış olduğu hesabına 50.000,00TL para yatırdığını, söz konusu parayı uzun vadede çekmediğini, yakın zamanda davalı bankaya yaptığı başvuru neticesinde, 10 yıl içinde işlem yapılmadığından talebinin reddedildiğini, oysa davalı bankanın müvekkili mudisine herhangi bir ihbarda bulunmadığını, yasal sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek 50.000,00 TLnin 16/03/1992...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/540 KARAR NO: 2021/1411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/05/2018 NUMARASI: 2016/444 Esas - 2018/416 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2021 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 16/03/1992 tarihinde davalı bankanın Esenler/İstanbul Şubesinden ... hesap numarası ile vadesiz hesap açtırdığını ve yine aynı tarihte açmış olduğu hesabına 50.000,00TL para yatırdığını, söz konusu parayı uzun vadede çekmediğini, yakın zamanda davalı bankaya yaptığı başvuru neticesinde, 10 yıl içinde işlem yapılmadığından talebinin reddedildiğini, oysa davalı bankanın müvekkili mudisine herhangi bir ihbarda bulunmadığını, yasal sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek 50.000,00 TLnin 16/03/1992 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava konusu alacağa ilişkin olarak müvekkili banka kayıtlarında güncel mevduat hesabının bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği mevduat söz konusu olsa bile, hesabının zamanaşımına uğradığını, yasal mevzuat gereğince TMSF'ye devredildiğini, ancak belge saklama yükümlülüğüne ilişkin sürelerin de geçtiğinden ellerinde herhnagi bir belgeye de rastlanılmadığı, hesap cüzdanın tek başına alacağın varlığına delalet teşkil etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın davacının 06/03/1992 tarihinde yatırdığı 50.000,00 TL'nin talep hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplandığı, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 1014 maddesi "Bankalar nezdindeki her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan en son talep işlem veya mudiinin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde uğrayan mevduat, emanet ve alacaklar Fona gelir kaydedilir" şeklinde olduğu, davacının son işlemi 1992 yılında olduğundan 4389 Sayılı Yasanın 10/4 maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil banka tarafından yasal ve yönetmelik ile öngörülen ihbar ve ilan yükümlülüğünün usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Davacı, davalı banka nezd...